Posts Tagged Atatürk
LENİN: CUMHURİYET KAHRAMANI
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Politika Yazıları on 06/11/2011
CHP’li Bornova Belediyesi “Cumhuriyet kahramanları Bornova’da” isimli bir belgesel fotoğraf sergisi düzenlemiş. Belediyenin davet afişinde Vladimir Lenin’in de fotoğrafı var.
Zaman gazetesi kıyameti koparmış; “Lenin nasıl Cumhuriyet kahramanı ilan edilir”, “Lenin nasıl Atatürk’le aynı kefeye konur” diye… Sanırsın, Atatürk karşıtlığı başka gazetelerde sergileniyor!
LENİN’İN SİLAHLARI
Zaman’ın milyonlarca insanı katleden kişi olarak tanıttığı Lenin’in Cumhuriyetimize katkısı yadsınamaz: Kurtuluş Savaşı’nda 37 bin tüfek, 44 bin fişek, 324 makineli tüfek, 66 top, 200 bin top mermisi ve 11 top kaması… Cumhuriyet’in inşası sırasında pek çok kurumun inşasına, fabrikanın kurulumuna insan, malzeme ve para kaynağı…
SSCB’nin ve Lenin’in Cumhuriyet’e katkıları haliyle bu köşeye sığmaz. Şöyle özetleyelim: Kemalist Devrim, Bolşevik Devrimi’ne, Bolşevik Devrimi de Kemalist Devrim’e çok şey borçludur!
Çanakkale Savaşı Rusya’da Bolşevik Devrimi’nin koşullarının oluşmasına katkı yapmıştır; Kurtuluş Savaşı Bolşevik Devrimi’nin düşmanlarını güneyde durdurmuştur; Atatürk Türkiye’si Bolşevik Devrimi’nin barış cephesi olmuştur.
Bolşevik Devrimi de, Doğu cephesini ortadan kaldırarak, Kuvayı Milliye’nin Batı cephesine yığınak yapmasına olanak yaratmıştır ve Batı’nın abandığı Anadolu’ya doğuda nefes borusu açmıştır vs.
KOMÜNİZM PROPAGANDASIYMIŞ!
Zaman gazetesinin bu gerçeği çarpıtarak Lenin’e saldırmasını anlayabiliyoruz. Ancak gazetenin demeç aldığı AKP’nin Bornova İlçe Başkanı Hüseyin Özkan’ın sırf Lenin düşmanlığı yapabilmek için Atatürk’e ve İsmet İnönü’ye sarılmasını anlayamıyoruz.
Zira “Atatürk ve Lenin aynı kefeye konamaz, Cumhuriyet kahramanı Atatürk ve İsmet İnönü’dür” diyen Hüseyin Özkan, en azından partisinin genel başkanının İnönü ile Hitler’i aynı kefeye koyduğunu biliyor olmalı!
Gazetenin demeç aldığı “tarihçi-yazar” Ozan Semerci’nin, “CHP komünizm propagandası yapıyor” demesinin ise hiç üstünde durmuyor, sadece tarihçiliğimize tebesssüm ediyoruz.
ATLANTİK MİLLİYETÇİLİĞİ
MHP’nin Bornova İlçe Başkanı Ünal Kutluhan ise sergiye sert tepki göstermiş ve konuyu belediye meclisinde gündeme getireceğini belirtmiş. Kutluhan MHP’nin tarihsel misyonunu da sergileyen şu sözleri dile getirmiş:
“Atatürk ile Lenin’in yan yana koyulmasına izin vermeyeceğiz. Lenin‘in, Cumhuriyet’imizin kahramanlarıyla ne ilgisi var? Bunu kabul etmemiz mümkün değil.”
İşte MHP’nin tarihi misyonu ve milliyetçiliğinin türü budur! Atlantik milliyetçiliği, Atatürk ve Lenin’i ayırma milliyetçiliğidir. Atlantik milliyetçiliği, emperyalizmin isteği doğrultusunda geçmişte SSCB’ye şimdi de Rusya’ya ve Avrasyacılığa düşmanlık yapmanın adıdır!
Atlantik Türkçülüğü, kökleri NATO’culukta olduğundan, 68’lerde “bağımsız Türkiye” diyenlere saldırabilmiştir!
Ve kökleri NATO’culukta olan Atlantik Türkçülüğü, o nedenle Türkiye’nin bağımsızlığını bırakıp, AB’ye aday üyeliğe saplanabilmekte, şimdi de AKP ile “uzlaşma komisyonunda” buluşup, “Türksüz” anayasa yapımına ortaklık edebilmektedir!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
6 Kasım 2011
ABD ATATÜRK’Ü SOYKIRIMCI İLAN ETTİ
Posted by Mehmet Ali Güller in Odatv Yazıları, Politika Yazıları on 05/03/2010
ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi “soykırım” tasarısını kabul etti.
En son söyleyeceğimizi en baştan söyleyelim: ABD bu tasarıyla Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nı hedef almıştır ve Atatürk’ü soykırımcı ilan etmiştir!
Açalım:
Kabul edilen tasarının 2. Bölümü’nün 1. Maddesi aynen şöyle: “Temsilciler Meclisi şu bulgulara ulaşmıştır: Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır”.
Böylece Lozan’ı tanımayan ABD, Kurtuluş Savaşımızı da “soykırım” üzerine inşa edilmiş olarak ilan etmeye cüret etmiştir.
ABD’nin her hedefinin odağında Cumhuriyetimiz dolayısıyla Ordumuz olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
Ki Ergenekon tertibiyle aranan 1 Numara da, işte bu tasarıyla hedeflenen 1923’tedir!
“Komşularla sıfır sorun” politikası adı altında izlenen BOP eşbaşkanlığı görevinin gelip dayandığı süreç, Cumhuriyetin tasfiyesi süreci olmuştur!
ABD ve AB’nin “Türk tarihinin hakkından gelmek” diye koyduğu hedef aşama aşama uygulanmaktadır!
Atatürk’ün fotoğralarını, heykellerini boşuna tartışmaya açmadılar! Boşuna, “Ermeni soykırımı yalandır” diyenleri sahte belgelerle Silivri Zindanı’na atnadılar!
Islak İmza, Belge, Karargah Evleri, Balyoz, Darbe… Hepsi Türk tarihinin hakkından gelmek içindir. Bunu görmeyip olan biteni de “hukuk” çözer diye bekleyenler daha çok bekler!
Hangi hukuk?
İşte o hukuk bugün 1923’ü mahkum etmeye yeltenmiştir!
Türk milleti, neredeyse yollardaki “dikkat askeri araç çıkabilir” yazısını bile, “canım demokrasilerde askeri aracın dışarıda ne işi var, kışlasında kalsın” diyerek kaldırmaya yeltenecek kadar ordusuna düşman olanlara karşı, artık yeter demeli ve ayağa kalkmalıdır!
Vakit çok geç olmadan!
MEHMET ALİ GÜLLER
AYTUNÇ ALTINDAL: “ATATÜRK HİLAFETİ VASİYET ETTİ” – ATATÜRK’ÜN VASİYETİNE CIA MÜDAHALESİ
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları on 14/12/2004
“Atatürk’ün gizli vasiyeti” kapağımız ses getirdi. Vasiyetin açıklanmasından korkanlar, Atatürk’ün hilafeti vasiyet ettiğini iddia ettiler. Atatürk’ün vasiyetine CİA müdahalesi, kendine araştırmacı-yazar etiketi yapıştıran Aytunç Altındal aracılığıyla yapıldı. Altındal’ın iddiasına göre, Menderes 1958’de vasiyeti öğrenmiş ve o nedenle “Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz” demiş! Altındal’a söyletilenler, en kestirmeden ABD’nin BOP’una çıkıyor!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Dergisi
14 Aralık 2004
Geçen haftaki “Atatürk’ün gizli vasiyeti” kapak haberimizde, Atatürk’ün, ölümünden 50 yıl sonra açıklanmak üzere bir vasiyet bıraktığını, Kenan Evren’in, 1988’de Atatürk’ün vasiyetini açtığını, ancak “açıklanmasını sakıncalı görüp” tekrar kitlediğini belirtmiştik. Yine Atatürk’ün, sözlü olarak Fevzi Çakmak’ın Cumhurbaşkanı olmasını ve dış politikada da Türk-Sovyet dostluğunu vasiyet ettiğini duyurmuştuk.
HİLAFETİ KALDIRAN ATATÜRK HİLAFETİ VASİYET ETMİŞ!
Aydınlık’ın kapağı öyle bir ses getirdi ki, CİA Atatürk’ün vasiyetine, Aytunç Altındal üzerinden müdahale etti. Akşam gazetesi, Altındal’ın çarpıtmalarına, 10 Kasım’da sürmanşetten, “Atatürk’ün gizlenen vasiyetini açıklayın” başlığıyla yer verdi.
Aytunç Altındal’a göre, Atatürk, hilafeti vasiyet etti!
Atatürk’ün vasiyetinden korkanlar, işi öyle bir noktaya götürdü ki, Atatürk’ün kaldırdığı saltanatı ve halifeliği vasiyet edebileceğini savunacak kadar aciz durumdalar.
MENDERES VASİYETE DAYANMIŞ!
Altındal’ın çarpık iddialarına göre, Atatürk hilafetin kişi bazında değil, bütün İslam ülkeleri arasında rotasyonla değişecek bir kurum olarak canlandırılabileceğini söylüyormuş! Altındal bu acz içinde, fikrine dayanak bula bula, Menderes’in, ‘Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz’ sözünü buluyor. Altındal’a göre, Başbakan Adnan Menderes, Atatürk’ün vasiyetini 1958’de öğrenmiş, bu nedenle bu sözü etmiş!
Altındal, ayrıca Atatürk’ün “1920’lerde sadece 3 Müslüman devlet var. Türkiye, İran ve Afganistan. Bu sayı ileride 40’a 50’ye çıkarsa, bu devletler kendileri biraraya gelerek bir Hilafet Meclisi oluştururlar” dediğini de öne sürüyor.
İKÖ MODELLİ HİLAFET
Araştırmacı-yazar etiketiyle kendini sunan Aytunç Altındal’a göre, Atatürk saltanata karşıymış ama hilafete bir müessese olarak karşı değilmiş! Altındal, Atatürk’ün vasiyetinin, İslam Konferansı Örgütü İKÖ ile bir parça yerine getirildiğini de savunuyor!
Aytunç Altındal, Atatürkçü çevreleri etkileyebilmek için, Atatürk ile ABD-İngiltere’nin bu konuda karşı karşıya olduğunu söylemeyi de ihmal etmiyor. Ama nasıl?
ABD ve İngiltere’nin hilafeti kişi bazında yeniden kurmak çabasında olduğunu söyleyen Altındal, “Bizim tezimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün tezidir, yani ‘Hayır; babadan oğula geçen Halifelik olmaz. Bu akıldışıdır’ diyoruz. Biz atak davranamazsak, onların istediği hilafete gider” diyor.
AMAÇ: ABD’NİN BOP’UNA HİZMET!
Altındal, “Atatürk hilafeti vasiyet etti” çarpıtmasıyla, aslında neyi amaçladığını da satır aralarında veriyor: Dünyada terörizmin önlenmesi için ihtiyaç duyulan şey, İslam ülkelerinin tesis edeceği hilafet sistemine geçilmesiymiş!
Ki boşuna efendileri, “Türkiye, Büyük Ortadoğu Projesi içinde, İslam ülkelerine ‘ılımlı islam’ yoluyla model olmalıdır” demiyor!
Altındal, Atatürk’ün vasiyet ettiği hilafetin, Vatikan’ın karşılığı olacağını iddia ediyor: “Bu sistemde en yüksek bir fetva makamı olacaktır. Böylelikle bir İslam Adaleti tesis edilir. Bir tarafın Vatikan’ı var öteki tarafın bir gücü yok. Bu İslam ülkelerinin gücünü arttıran birşey olacak. Örneğin Hilafet, tank alacak Bangladeş’e bu ülke İslam’a daha yakın, oradan al diyecek. Bu İslam’a saygıyı da arttıracak”