ASKERİN ERGENEKON’DAKİ ROLÜ

 

Cezaları “bana değil, TSK’ye verildi” diye değerlendiren Eski Genelkurmay Başkanı Em. Org. İlker Başbuğ, bu nedenle Hürriyet’e gönderdiği mektupta açıkça Org. Necdet Özel’e sormuştu: “Bugün Genelkurmay Başkanlığı makamında oturan komutan, verilen bu kabul edilemez karar karşısında (…) devam eden sessizliği sürdürecek midir?” (Hürriyet, 9 Ağustos 2013)

Necdet Özel’in yanıtı dolaylı olarak Fikret Bila üzerinden geldi: “Aslında hiç susmadık ki!” (Milliyet, 10 Ağustos 2013)

Peki, susmayan Necdet Özel neler yapmış? Her gün bu konuda mesai harcamış. Konuyu ikili temaslarında hep gündeme getirmiş. Üstelik Adalet Bakanı’yla da bu konu üzerinde birlikte çalışmış.

Fakat birincisi yargıyı etkilemekle suçlanmasın diye, ikincisi de komutanlara zarar vermesin diye bu yaptıklarını sessiz yapmış.

Eminim bu “yanıt”, Silivri’de bulunan çoğu subayı derinden yaralamıştır. Hatta bir kısmı da yanıt ile makam arasındaki uyumsuzluğa üzülmüştür.

Kuşkusuz bu yanıta iktidar katında sevinenler de olmuştur.

TSK KENDİNİ KORUYAMADI

Bakın bu tertibin kovuşturmalı şekilde başlamasının üzerinden 6 yıl geçti. Hedefin Cumhuriyet ve Kemalizm olduğu, Türkiye’nin başta TSK olmak üzere tüm milli kuvvetlerinin bu nedenle operasyona uğradığı gerçeği artık tartışılamaz açıklıktadır.

Nitekim AKP yöneticilerince durum artık “100 yıllık parantezi kapatmak” ya da “100 yıllık hesaplaşma” biçiminde de isimlendirilmektedir.

Dolayısıyla soruna artık TSK açısından da bakmalıyız:

1. Görevi vatanı korumak olan Türk Ordusu, bu görevi yapabilmek için önce kendisini koruyabilmelidir. Ergenekon tertibi, komutanların kendisini ve ordusunu koruyamadığını belgeledi. (Bunun milli ordu ile NATO üyeliği çelişkisi bakımından incelenmesini ayrıca yaparız.)

2. Yargılanan kimi komutanların da önemle vurguladıkları gibi, içeriden birileri bu tertipte görev almasa, tertip bu noktalara ulaşamazdı.

3. Em. Org. İlker Başbuğ’un da itiraf ettiği gibi kendisi izin vermese, kozmik odaya girilemezdi! Başbuğ, kozmik odayı tertipçilere açarak, içeride bir şey olmadığını kanıtlamış olmadı, tersine Türk Ordusu’nun savunma kalkanlarını indirmiş ve operasyonlarda karşı tarafa inisiyatif vermiş oldu.

Nitekim subaylara yönelik en büyük operasyonlar bu dönemde, Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı sırasında yapıldı.

MUSTAFA KEMAL’İN İSYAN ETTİĞİ HUKUK

4. 6 yıldır Genelkurmay Karargâhı’nın dilinden düşürmediği “hukuka saygı” en başından da belirttiğimiz gibi büyük bir aldatmacadır. Ortada hem hukuk yoktur, olan da zaten senin hukukun değildir! Mustafa Kemal, kendisine idam kararı verildiğinde o hukuka saygı göstermedi, tersine milletin hukukuna uygun olarak isyan etti, savaştı!

Necdet Özel’in bugün hâlâ “yargıyı etkilemekle suçlanmayalım diye medya üzerinden açıklama yapmadık” demesi, bu gerçeğin karargâhta zerre kadar anlaşılmadığını gösteriyor!

Millet kararı tanımaz ve karara isyan ederken, millet yasaklara boyun eğmeyip Silivri’ye dayanmışken, Türk Ordusu’nun hâlâ “ille de hukuk” çerçevesi içerisine sıkışıp kalması, en hafifinden gaflettir!

5. Türkiye’nin en birikimli kurumunun, en köklü yapısının kendisine kurulan bir tertibi “çözememesi” kesinlikle kabul edilemez. Bunun mazereti de yoktur. Her türlü istihbaratı elinde olan, her türlü teknik donanıma sahip olan bir kurumun bu tertibi açığa çıkaramaması vahimdir.

Üzülerek görüyoruz ki, İşçi Partisi’nin mücadelesi ve Aydınlık ile Ulusal Kanal’ın haberleri olmasa, Türk Ordusu kendisine tertip düzenlendiğini bile fark edemeyecek!

Genç subayların gördüğünü karargâhın görememesi, genç subayların anladığını generallerin anlayamaması, çok açık ki, en azından normal değildir!

6. Türk Ordusu’nun son 6 yıldaki tüm orgeneralleri ve hatta tüm generalleri bu yenilgiden sorumludur! Hadi isyan etmeyi geçtik ama lojmanlara sinerek, konuşmayarak, susarak, kaçarak sadece silah arkadaşlarını değil, ülkeyi savunmasız bırakmış oluyorlar!

Zira konuştuğumuz konu hukuki bir dava değil, Batı’nın Cumhuriyetle hesaplaşmasıdır! Kendi kurumunun boynunu ve dolayıyla da Cumhuriyet’in boynunu Batı’nın baltasının ucuna sessizce teslim eden bir zihniyeti bu millet affetmeyecek!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
11 Ağustos 201

 

Reklamlar

, , , , , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: