GLADYO AHLAKI

Adı ya da birinci derecede yakınının adı yolsuzluğa bulaşmış bir siyasetçi, demokratik ülkelerde, soruşturmanın selameti gereği istifa eder. Hele ki o kişi, soruşturmayı etkileyebilecek bir pozisyondaysa…

Oysa İçişleri Bakanı Muammer Güler istifa etmek şöyle dursun, bir yandan Emniyet müdürlerini görevden alıyor, bir yandan Emniyet binasını basına yasaklıyor, diğer yandan da 81 ilin valisine “Emniyeti gözden geçirin” talimatı veriyor. Tüm bu işlerin içinde, bir de oğlunun evinde ele geçirilen paralara “meşruiyet” kazandırabilmek için basın çalışması yapıyor.

Güler son olarak Posta gazetesine yaptığı açıklamada, oğlunun evinde ele geçirilen 1 milyon 200 bin doların, oğlunun sattığı Başakşehir’deki villasının parası olduğunu belirtmiş!

OĞULLARI ZENGİN YAPAN REJİM

Muammer Güler daha düne kadar bir devlet memuruydu… Başbakan Erdoğan beş kişilik bir aileye günde üç öğün çay ve simit yedirecek kadar asgari ücret verdiğiyle övüneceğine, o asgari ücretlilere, bir devlet memurunun bu yaşta 1 milyon 200 bin dolarlık ev alabilecek yetenekte bir çocuk yetiştirebilmesinin sihirli formülünü anlatmalı!

Haksızlık etmeyelim. Ana tabloya baktığımızda Muammer Güler’in oğlu, diğer bakanların oğlunun, hele de Erdoğan’ın oğullarının yanında “fakir” kalır!

Ansızın artan servetini oğlunun düğününde asılan altınlarla açıklayan bir başbakanın saltanatında, Barış Güler’in 1 milyon 200 bin doları ne ki!

Çünkü o saltanatta, gemicikler artık filo olmuştur!

Hatırlayın, Abdullah Gül’ün 15 yaşındaki oğlu, Cumhurbaşkanı’nın Suudi Arabistan gezisine işadamı olarak katılmıştı!

BELGELERİ DE HAYATLARI DA SAHTE

AKçeli işlerden anlamadığımız için uzatmayacağız…

Ama AKP-Cemaat çatışmasına, bir başka ifadeyle Gladyo iç çarpışmasına, bugün ayrıca 11 yıllık saltanatın ahlakı düzleminden bakacağız.

İzliyorsunuz: Beddualar, yerlerini in diye nitelemeler, maymunlar, goriller; hatta tehdit edilen yuvalar…

Düşmanlığın da, savaşın da bir ahlakı vardır ama Gladyo’nun ahlakı işte bu kadardır!

Rejimin yolsuzluğu ve kokuşmuşluğu üzerinde inşa olan “muhafazakâr ahlak” işte budur! Hiçbir güzel şeyi muhafaza edememişlerdir!

Kuşkusuz şaşırmıyoruz: Zira bizler Ergenekon tertiplerinde Gladyo ahlaksızlığını yakından gördük: Telefonlara yüklenen “sehven” kayıtlar, çekmecelere konulan sahte belgeler, odalardan çıkan düzmece CD’ler…

Gladyo’nun bu ahlaksızlıklarını gururuna yediremeyen subaylarımızın intiharları, her gün vicdanlarımıza seslenmektedir!

TRAJİK ÇÖKÜŞE DOĞRU

Her kültürün dayandığı bir sosyo-ekonomik yapı vardır. Haksız kazançla oluşan bir ekonomik alt yapının üzerinde inşa olan bir kültürün, ahlaki boyutu elbette sorunlu olacaktır. Nitekim olmuştur.

Süslümanlar deyimi boşuna çıkmadı elbette: 35 milyarlık yüzükler, 5 bin liralık montlar, üzerinde durabilmek için yoğun çaba sarf ettiğiniz yüksek topuklu iki bin liralık ayakkabılar…

Bu türden şatafatlar, bu türden görgüsüzlükler, çürümüş ve yıkılmakta olan bir rejimin işaretidir!

Tarihte de böyledir…

Yıkılmakta olan rejimler, iktidarlar, çöken sistemler hep şatafata yönelir…

Dünün “araba sevdalıları”, bugünün şatafatının yanında masum kalmıştır. Fakat çöküşleri daha trajik olacaktır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
25 Aralık 2013

Reklamlar

,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: