Suriye eksenli silahlı saflaşma

Bölge, üç kritik öneme sahip gelişmeye sahne oldu:

1) ABD, 2003 Irak işgalinden bu yana ilk kez Akdeniz’e iki uçak gemisi birden gönderdi!

2) ABD, İngiltere, Fransa özel kuvveleri ilk kez Suriye’de aynı anda operasyona başladı.

3) Rusya, İran, Suriye Savunma Bakanları ilk kez üçlü bir toplantı yaptı.

Bu tablo aynı zamanda Suriye eksenli bir silahlı saflaşmaya işaret ediyor: Bir yanda ABD, İngiltere ve Fransa’dan oluşan Atlantik kuvvetleri, diğer yanda da Rusya, İran ve Suriye’den oluşan bölge kuvvetleri…

Peki, Türkiye bu tablonun neresinde?

Geleceğiz ama önce tarihi öneme sahip üçlü savunma bakanları toplantısında alınan kararları inceleyelim. Zira o kararlardan biri doğrudan Türkiye’yi ilgilendiriyor!

RUSYA-İRAN-SURİYE SAVUNMA BAKANLARI ZİRVESİ SONUÇLARI

Tahran’dan yapılan ve İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, Suriye Savunma Bakanı Fahad Casim el-Fryec ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun katıldığı tarihi önemdeki üçlü zirveden şu sonuçlar çıktı:

1) Üç ülke savunma bakanı, “sıkı operasyon” kararı aldı. İran Savunma Bakanı Dehkan bu kararı “terörist gruplara karşı bitirici bir hamle yapmak konusunda kararlıyız” diye açıkladı.

2) Üç ülke, ateşkes sürecinde ABD’nin “ılımlı muhalif” dediği grupların silahlandığı saptamasından hareketle, bu gruplara karşı da mücadele kararı aldı. Yeni bir döneme işaret eden bu mücadele bir takvime bağladı. Bunun ilk aşaması, Suriye’nin kuzeyinde uygulanacak.

3) Askeri faaliyetlere paralel olarak, siyasi ve diplomatik baskı uygulanacak ve terörü destekleyenlere özel mesajlar gönderilecek. Bu işi Moskova üstlenecek ve ABD üzerinden Türkiye ve Suudi Arabistan’a “terörist gruplara yardımı durdurun” mesajı verilecek.

AKP’NİN PROGRAMI VE KONUMU AÇIK

Görüldüğü gibi bölge kuvveleri, aldıkları bir karar ile de Türkiye’nin bu saflaşmada nasıl konumlandığına işaret etmiş oldular.

Buna şundan dikkat çektik: AKP Hükümeti’nin dış politikada değişikliğe başladığı ve Ankara’nın Şam ve Moskova ile ilişkileri düzeltme yoluna girdiği şeklindeki hayal, gerçeği yansıtmamasının ötesinde, AKP Hükümeti’ne bu noktada yapılacak muhalefeti de etkisizleştirmektedir!

Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin programı, konumu ve tavrı açıktır!

Erdoğan, Muhammed Ali’nin cenazesinde bile Suriye’ye düşmanlık yapmayı sürdürmektedir. Erdoğan ABD’den şu mesajı vermiştir: “Esad bir katildir. Esad’a yardımcı olanlar onun katliamlarına ortaktır.”

Bu açıklama Erdoğanların tavrını yansıtmaktadır. Peki, konumlanışları nedir? Hangi cephede pozisyon almaktadırlar?

ERDOĞANLARIN NATO’CULUĞU

Yukarıda özetlediğimiz Suriye eksenli silahlı saflaşma yaşanırken, Türkiye, Polonya ve Romanya Dışişleri Bakanları Varşova’da üçlü siyasi ve askeri danışma toplantısı yaptı. Ortak basın toplantısında Çavuşoğlu NATO’nun Türkiye’de bulunan balistik füze sistemlerini genişletmesi gerektiğini söyledi!

Aynı zamanda NATO’nun doğu kanadı toplantısı özelliği taşıyan bu üçlü zirve, önümüzdeki günlerde yapılacak ve Moskova’nın sert tepkisine neden olan Anakonda-16 NATO tatbikatı nedeniyle de önemliydi. Türkiye’nin de katılacağı Polonya Silahlı Kuvvetleri’nin ev sahipliğindeki bu tatbikat, doğrudan Rusya’yı hedef alıyor!

Çavuşoğlu’nun NATO’dan talebine gelirsek… Yani İncirlik, Diyarbakır, Malatya üsleri, Kürecik radarı, Konya’daki Awacks sistemi, Adana, Antep ve Maraş’taki patriot bataryaları yetmiyor, AKP Hükümeti NATO’dan daha fazla ülkemize yerleşmesini istiyor!

Öte yandan NATO gemileri zaten Doğu Akdeniz ve Ege’de… Anımsayacağınız gibi Erdoğan ayrıca Karadeniz’in Rus gölü olduğunu iddia ederek NATO’yu buraya da davet etmişti!

Bir de Türkiye’nin sınırının NATO sınırı olduğu argümanı üzerinden, Erdoğan’ın NATO’yu doğrudan Türkiye-Suriye sınırına davet edişi var…

Yani AKP Hükümeti’nin yönettiği Türkiye, yukarıda özetlediğimiz silahlı saflaşmada doğrudan Atlantik kuvvetleri ile birlikte konumlanıyor. Nitekim “ABD, İngiltere, Fransa özel kuvveleri ilk kez Suriye’de aynı anda operasyona başladı” derken, buna “MİT kuvvetleri”ni de eklememiz gerekiyor!

BÖLGENİN KRİTİK SORUNU: TÜRKİYE’NİN POZİSYONU

Özetlersek, Suriye eksenli saflaşmada yeni bir döneme girildi. Mücadele sertleşecek. Atlantik kuvvetleri, ağırlıklı olarak Suriye’nin kuzeyinde bir koridor inşası için hamle yapmaya başladı.

Bölge kuvvetleri ise bu hamleye, Suriye’nin kuzeyinden yanıt vermeye hazırlanıyor.

Suriye’nin kuzeyindeki koridor, Türkiye’nin ulusal güvenliğine olumsuz etkiyor. Ankara’nın çıkarları bu nedenle nesnel olarak bölge kuvvetlerinin yanında. Ancak iktidar, programı ve siyasi konumu gereği Atlantik kuvvetlerinin yanında!

Bu sadece Türkiye için değil, bölge için de önemli bir sorundur!

Mehmet Ali Güller
11 Haziran 2016

  1. Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

    #1 by Gunes Ecer on 11/06/2016 - 10:30

    Sn. Guller:
    Yazinizdan sizin hangi tarafta oldugunuz acik. Rusya tarafindasiniz.
    Cunku:
    1. Rusya’nin son senelerde deniz gucunu hizla buyuttugunu, Suriye’ye bayagi etkili bir deniz ve hava gucu indirdigini, ve aktif olarak Suriye diktatorlugu yaninda yer aldigindan bahsetmemissiniz.
    2. Buna karsilik, Turkiye’nin NATO’dan daha etkin savunma sistemleri istemesini, Turkiye’ye daha fazla yerlesmelerini istedik diyerek carpitmissiniz. Savunma sistemi (fuze, radar) istemek nerde, NATO’nun Turkiye’ye yerlesmesi nerde?
    3. Rusya’nin daha yeni Ukrayna’ya girdigini ve Kirim’i istila ettigini, dolayisiyle, Turkiye’ye de ayni seyi yapma ihtimali oldugunu gormezden gelmissiniz.
    Ulke istila eden tek devlet Rusya’dir. Amerika da Orta dogi’da savas cikaran tek devlettir. Yukari tukursek biyik, asagi tukursek sakal bizim icin. Ama, bu sefer korkumuz, hakli olarak Rusya’dandir.
    Bilhassa, deniz gucunu artiran bir Rusya’nin bogazlari control etme arzusunun cok evveliyati oldugunu da unutmamak lazim. 1940’larda, Kars ve Ardahan’i istemeleri ve Bogazlari control etmek istemeleri yuzunden NATO’ya girmistik zaten.
    4. Rusya, Suriye, ve Iran uclusu, teroristlerden bahsederken, Suriye rejimine karsi savasanlari kastediyor. Bunlarin icinde bizim destekledigimiz Turkmenler ve Arap ozgurluk savasci gruplari var. Yani, bizim cikarlarimiza tam karsi bir tutum icindeler.
    5. Karadeniz, askeri yonden bir Rus golu haline gelmistir. Bu bizim icin katiyen iyi bir sey degildir.
    Dort bir yandan, fiilen, Rusya’nin kusatmasi altina girmekteyiz.
    6. O halde, Turkiye tabiatiyla tehdit altindadir. Bu tehdit ABD veya NATO’dan degil bilhassa Rusya’dan ve bize karsi kurdugu uclu ittifaktandir. Bu uclu ittifak, ne ABD’ye, ne de NATO’ya karsi etkili olabilecek bir ittifak degildir. Bize karsidir. Bizi cembere aliyorlar.
    Dolayisiyle, Rusya yaninda yer almanizi, NATO ve ABD’ye karsi olmanizi Turkiye acisindan Kabul edilir gormuyorum. Turkiye’nin cikarlarina karsi bir tutumdur.

  2. Beyazıt Karataş adlı kullanıcının avatarı

    #2 by Beyazıt Karataş on 11/06/2016 - 12:19

    Sayın Güller, lütfen Diyarbakır’daki ABD askerlerini de ilave edelim. Biliyorsunuz. Arama-Kurtarma amaçlı 300 özel asker, 3 helikopter ve 2 silahlı nakliye uçağı komandoları ile birlikte ve diğer destek unsurları 500-1000 ABD askeri. Saygılarımla.

    • Mehmet Ali Güller adlı kullanıcının avatarı

      #3 by Mehmet Ali Güller on 11/06/2016 - 12:47

      Değerli katkınız için teşekkürler. İncirlik ve Diyarbakır’ı da, haklısınız, tablonun daha net görülmesi için eklemeliyiz. Selam ve saygılarımla

  3. Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

    #4 by Gunes Ecer on 12/06/2016 - 09:09

    Onlarin yerine Ruslari davet edersiniz artik.
    Yorumlarimi yayimlamiyorsunuz.
    Neden korkuyorsun?

  4. Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

    #5 by Gunes Ecer on 12/06/2016 - 09:11

    10 Haziran 2016 03:45 tarihinde yazdı:
    Sn. Guller:
    Evvela, Kuzey Irak Kurt ozerk devleti 1970’te kurulmus olduguna gore, bu konuda ileri surdugunuz butun bir ‘Barzanistanin taninmasi/kurulmasi’ komplo teorisinin asilsiz oldugu ortaya cikar. Dort maddelik bizim bunu Kabul etmeye zorlanmamizdan baslayarak, her seyin ABD dayatmasi oldugunun da yalan oldugu ortaya cikar.
    Ikincisi, Turkiye neden kendisi ile ekonomik ve siyasi iyi iliskiler icinde olan bir Kurt yonetimini desteklemesin ki? En buyuk ticari iliskiler icinde oldugumuz bir ozerk yonetimi neden kusturelim? Onlarin bizimle akrabaliklari var, Amerika ile degil. ABD’nin dayatmasina ne gerek var?
    Hukuken hala Irak merkezi devletine baglilar. Anlasmalarimizi merkezi devletin de Kabul etmesi sart. Dolayisiyle, iki tarafi de kusturmeden isimizi yapiyoruz. Siz ise Turkiye’nin gelismesini hic bir yazinizda istemediginize gore, bu iliskiye de bu yuzden karsisiniz.
    Ayrica, “ademi merkeziyetcilik’ diyerek, yani Irak’in merkez hukumetini tanimadan once Kurt ozerk bolgesi kaldirilsin diye dayatmamizi mi bekliyordunuz? Neye ve hangi hukuka dayanarak?
    Tutturmussunuz, komsularla is birligi yaparak…diye. Gucleri mi var? Hangi konuda anlasabiliriz ki? Sunni-Sii catismasi konusunda mi? Zaten hepsi ic savaslarla ugrasiyor. Ne tur bir yardim verebilirler ki?
    Orta-dogu’nun param parca edilmis devletlerine bel baglamak akil isi degil.
    Odada, 300 kiloluk bir goril var (ABD); nereye oturmak istiyorsa oraya oturacak, ve kimse bir sey yapamayacak. O gorili etkilemek, senin cikarlarini ihlal etmemesini temin edebilmek icin ona dusman gibi mi davranirsiniz, yoksa dost gibi mi?
    Siz, dusman gibi davranalim diyorsunuz. Son, 70 senedir yanimizda durup, nisbeten huzur icinde yasamamiza yardim eden bu gorile karsi cikalim diyorsunuz. Turkiye’yi maceraya atmak icin sabirsizlandiginiza gore, ne kadar seviyorsunuz?
    Gunes Ecer

  5. Egemen Türkmen adlı kullanıcının avatarı

    #6 by Egemen Türkmen on 15/06/2016 - 00:32

    Sayin Güller,
    Doğa, toplum ve siyaset kabul etmez. 1990′ dan bu yana dünya yeni bir sürece dendi. ABD’nin tek kutuplu dunya hedefine yönelik ortadoğuyu yeniden şekillendirme planlari I. Dunya Savaşi sonrasi düzenini yikiyor. I. Cumhuriyetler yikiliyor, kartlar yeniden kariliyor. Bu sürecin sonuçlarini güç dengeleri belirleyecek. AKP, soğuk savaş kurgusunu devam ettiren bir programi uyguladi/uyguluyor. Yani, Türkiye’yi Batı blokunda tanimliyor.Meclisteki diğer muhalefet de bundan farkli değil. Türkiye’nin ise birakalim Bati blokuyla birlikte olmasini Bat ile uzlaşmaz çelişkileri bulunmakta. İşte AKP’nin ve Batici partilerin yumuşak karni burasi: Türkiye ile Bati arasinda sıkışmak. Devrim ise bu çelişkiyi çözmek. Bu çelişki nasil çözülüŕ: Pkk ile mücadeleye destek vererek. Süreç kaçinilmaz olarak Suriye ve bölge ülkeleri ile ilişkileri düzeltmeye ve işbirliği sağlamaya götürecektir. Götürmüyor mu?

  6. Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

    #7 by Gunes Ecer on 15/06/2016 - 06:29

    Madem yazilarimi yayimlamayacaksin, beni listenden cikar.
    Her satirinda Turkiye dusmani oldugunu gosteren yazilarini gormek istemiyorum.

    • Mehmet Ali Güller adlı kullanıcının avatarı

      #8 by Mehmet Ali Güller on 15/06/2016 - 06:37

      Listemde değilsiniz. Ayrıca bir listem de zaten yok. Burası blog zira… Size ya da bir listeye yazı yolluyor değilim…

      • Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

        #9 by Gunes Ecer on 15/06/2016 - 06:58

        Aman, bolgun senin olsun; Rusyaci, Turkiye dusmani.
        Senin yazilarini yerin dibine sokan yazilarimi sayilari birkac bin olan kendi listeme gonderiyorum zaten.
        Tartismaya acik olmayan korkagin tekiymissin.

      • Mehmet Ali Güller adlı kullanıcının avatarı

        #10 by Mehmet Ali Güller on 15/06/2016 - 07:25

        Sizinle tartışmıyorum çünkü nezaketten yoksunsunuz. Terbiyesi sınırı olmayanlarla yararlı bir tartışma yapılmaz. Bu noktada kendinize çeki düzen verdiğinizde gelirsiniz.

      • Gunes Ecer adlı kullanıcının avatarı

        #11 by Gunes Ecer on 16/06/2016 - 10:03

        Nezaketle konusulacak birisi degilsin. Senin fikirlerini curutenlerin yazilarini nesretmekten korkan, kucuk bir sahsiyetsin. Adam olsan butun ytazismalarimizi yayimlardin. Ama degilsin. Sinsi bir korkaksin.

Mehmet Ali Güller için bir cevap yazın Cevabı iptal et

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın