NATO için “kağıttan kaplan” benzetmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump, şimdi de “ABD’yi NATO’dan çekmeyi düşünüyorum” mesajı verdi.
ABD’nin NATO’dan çekilmesi, NATO’nun çözülmesi ve tarihe karışması elbette tüm dünya halkları ve gelişmekte olan Küresel Güney ülkeleri için çok yararlı olur.
Hatta NATO’nun tarihe karışması, en çok da NATO üyesi Türkiye’nin yararına olur. Böylece “NATO üyesi olduğu halde NATO ülkelerinin hedefi olma” paradoksundan kurtulmuş olur!
NATO üyeleri Trump’a destek vermiyor
Trump’ın ABD’yi NATO’dan çekmesinin olası olup olmadığı ayrı bir tartışma. NATO’culuk bir sistem meselesidir. ABD dahil tüm ülkeler için de NATO’dan çıkmak, bir büyük iç çarpışma demektir.
Beyaz Saray açısından bugün yürütülen “NATO’dan çekilme” tartışması, NATO’dan çıkmaktan ziyade, NATO’yu ABD’nin İran stratejisine eklemleme çabasıdır. Böyle olduğu için de son tahlilde bir şantajdır.
Şantajdır çünkü NATO üyeleri, Trump başta ABD yöneticilerinin hemen her gün yaptığı “destek verin” çağrılarını reddetmektedir. Hatta kimi NATO üyeleri ABD’ye hava sahası kapatmakta, üs kullandırtmamaktadır.
Trump’ın “NATO’dan çıkarım” şantajı, NATO üyelerini ABD-İsrail ikilisine destek vermeye zorlamak içindir.
Hedef rejimden Hürmüz’e döndü
Trump’ı bu şantaja mecbur eden İran’ın kararlı ve etkili direnişi odu. ABD ve İsrail’in, İran’ı “tek başlarına” alt edemeyeceği ortaya çıktı. Bir kaç günde rejim değiştireceklerini umarken, şimdi büyük bir kriz doğuran Hürmüz Boğazı’nı açabilmeye çalışıyorlar.
Fakat onu da yapamıyorlar. ABD’nin o çok övündüğü donanması İran’ın ABD ve bağlantılı gemilere kapattığı Hürmüz’ü açamıyor. Trump için müttefik bulabilmek, savaşın bu aşamasında kritik bir konuya dönüştü.
Öyle sıkıştı ki işi artık “Hürmüz benim sorunum değil” demeye getirdi. “Kim o bölgenin petrolüne ihtiyaç duyuyorsa, gidip o açsın diyor” hatta.
Dedolarizasyon boğazı
Elbette doğru değil. Hürmüz ABD’nin sorunu, hem de büyük sorunu. Çünkü Hürmüz Boğazı sadece tüm petrol ve doğalgazın yüzde 20’sinin taşındığı bir boğaz değil, aynı zamanda petrol ve doğalgazın dolar dışı paralarla taşınmaya başladığı yer.
Hürmüz Boğazı aynı zamanda Çin’in liderlik ettiği Kuşak ve Yol için de kritik önemde.
Kuşak ve Yol ise pratikte bir dedolarizasyon yoludur, dolardan çıkış yoludur, dolarsızlaşma yoludur, dolar dışı ulusal paralarla ticaret yoludur. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı da küresel ticaret açısından bir dedolarizasyon boğazıdır.
ABD için İran’a saldırı, bu nedenle petro-dolar sistemini kurtarabilme savaşıdır. Çünkü Hürmüz Boğazı dahil Kuşak ve Yol’un pek çok koridorunda dolardan çıkış sürüyor.
Yeni dünyanın ayak sesleri
Görünen o ki Trump’ın şantajı da yeni bir oyun kurmaya yetmedi. Trump son açıklamasında “(İran’dan) Ayrılacağız. Çünkü bunu sürdürmemiz için bir neden yok” dedi.
Elbette pek çok nedeni var ama son tahlilde bu da şantaj. Üstelik şu açıklamasına bakılırsa çok çaresizce bir şantaj: “Çok yakında oradan ayrılacağız ve eğer Fransa veya başka bir ülke petrol ve gaz almak isterse, Hürmüz Boğazı’ndan geçip kendi başlarının çaresine bakacak. Bence zaten çok güvenli olacak ama Hürmüz Boğazı’nda olan bitenle bizim hiçbir ilgimiz yok, hiçbir ilgimiz de olmayacak. Çünkü bu ülkeler, Çin, güzel gemilerini doldurup buradan ayrılacak ve kendi başlarının çaresine bakacaklar. Bunu bizim yapmamız için hiçbir neden yok.”
Bu açıklamalar, inişli çıkışlı da olsa, genel gidişata işaret ediyor: ABD hegemonyası zayıflıyor, yeni bir dünya kuruluyor.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
2 Nisan 2026