İran o tek dişi çekti

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavardı, İran işte o tek dişi çekti. Günlerdir taş üstünde taş bırakmayacağını ileri sürerek İran’ı tehdit eden Trump, 15 günlük ateşkesi kabul etti.

Pakistan’ın önerdiği ateşkes için İran 10 maddelik şartlarını ortaya koydu, Trump da bunu kabul etti: “İran’dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için güvenilir bir temel olabileceğine inanıyorum.”

İran’ın 10 maddelik şartları şunlar: “ABD temel olarak şunlara bağlıdır: 1. Saldırmazlık, 2. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün devamı, 3. Zenginleştirmenin kabulü, 4. Tüm birincil yaptırımların kaldırılması, 5. Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması, 6. Tüm BM Güvenlik Konseyi kararlarının feshedilmesi, 7. Tüm UAEA Yönetim Kurulu kararlarının feshedilmesi, 8. İran’a tazminat ödenmesi, 9. ABD savaş güçlerinin bölgeden çekilmesi, 10. Lübnan’ın kahraman İslam Direnişi de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi.”

ABD’nin bu şartları “müzakere edilebilir” bulup ateşkesi kabul etmesi, İran için zaferdir. 

Mesele şimdi “İslamabad Görüşmeleri”nden bir barış çıkıp çıkmayacağıdır.

ABD’nin yenilgi sebepleri

ABD zaman kazanıp 15 gün sonra yine saldırsa bile sonuç değişmez: ABD yenildi.

Çünkü:

-ABD-İsrail’in İran’a gücü yetmedi. İran’ın siyasi iradesini kıramadı, İran’ın silah gücünü imha edemedi, İran’ın etkili yanıtlarını durduramadı.

-ABD Avrupalı NATO müttefiklerini savaşa sokamadı, Körfez’deki müttefiklerini savaşa sokamadı, İran’ın komşularını savaşa sokamadı.

-ABD, ağır bombardımanın altında, İranlı muhaliflerin ayaklanacağını ve rejimi yıkacağını düşündü ama yanıldı. Tersine muhalifler ABD ve İsrail’e karşı vatan savunmasında birleşti.

-ABD Irak ve Suriye’de kullanabildiği Kürt kartını bu kez kullanamadı.

Kuşkusuz ABD’nin müttefiklerini savaşa sokamamasının bir kaç nedeni var ama temel neden, İran’ın kararlı ve etkili direnişidir. İran yeniliyor olsa o müttefiklerin bir kısmı ABD’nin yanında sıralanırdı.

Önce Amerika: Yalnız Amerika

40 Gün Savaşının bu sonucu, Trump’ın “önce Amerika” stratejisinin nasıl “yalnız Amerika”ya dönüştüğünü de resmetti.

Amerikan güvenlik şemsiyesinin işe yaramadığının görülmesi sadece Körfez ülkelerinde değil Japonya ve Güney Kore’de bile ABD’yle bağımlı ilişkilerin sorgulanmasını başlattı.

Bunun en önemli sonucu, Avrupa’dan Pasifik’e yeni güvenlik mimarilerinin inşasının başlayacağıdır.

Vasallık sisteminin sonu

ABD’nin İran yenilgisi tarihi önemdedir, bir dönemin sonudur. Tek kutuplu dünyanın “kesin” sonudur. Hegemonyası zayıflayan ve liderlik kapasitesi eriyen emperyalist ABD, İran yenilgisiyle birlikte, artık eski konumunu kaybetmiştir. 

ABD’nin İran’a yenilgisi, Washington’un vassallık sisteminin de sonudur. Batı Asya ülkeleri için boyunduruktan kurtulma miladıdır.

İran, Asya’nın ön cephesinde ABD’yi durdurarak, dünyayı bir büyük yıkımdan kurtardı.

Bölge ülkelerine düşen görev

Epstein çetesinin temsil ettiği emperyalist sömürgen sınıf kuşkusuz yeniden savaş arayacaktır, ihtiyacıdır. 12 Gün Savaşı ile 40 Gün Savaşı’nın ardından ABD’nin İran’a üçüncü kez saldırması olasıdır ama sonucu değiştirmeyecektir.

Elbette her saldırı, yeni yıkım ve bölge ülkeleri için yeni risk demektir. O nedenle bölge ülkeleri, İslamabad’daki ABD-İran müzakeresine paralel olarak, üçüncü saldırıyı caydıracak bir bölgesel mekanizma inşasını hedeflemelidir.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
9 Nisan 2026

, , , , ,

  1. Yorum bırakın

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın