ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medyadan paylaştığı şu mesaj, ABD’nin hegemonyasıyla birlikte, diplomasisinin de zayıfladığının somut işareti: “İran nükleer silahsızlanma anlaşması imzalamayı bilmiyor.”
Bu mesaj aynı zamanda Washington’un çaresizliğinin de ifadesi. Neden mi?
İran 2015’te imzalamıştı
İran 2015’te ABD’yle nükleer anlaşmayı imzalamıştı çünkü. Barrack Obama’nın başkanlığı döneminde imzalanan anlaşma özetle İran’ın nükleer programının sınırlanması karşılığında yaptırımların kaldırılmasını içeriyordu.
Somutlarsak: İran’ın uranyum zenginleştirme oranı yüzde 3,67 ile sınırlanmıştı. (Nükleer silah için gereken oranın yüzde 90 olduğu düşünülürse, bu oranda anlaşmanın ABD için ne büyük kazanım olduğu görülür.) Öte yandan zenginleştirilmiş uranyum stoğu 300 kg ile sınırlanmıştı. Santrifüj sayısı azaltılmıştı. Yer altındaki Fordo tesisinin üretimden çıkarılıp araştırma merkezine dönüştürülmesinde anlaşılmıştı.
Peki sonra ne oldu? Trump başkan olunca, Obama’nın imzaladığı o anlaşmadan 2018’de tek taraflı çekildi! Şimdi ise “İran nükleer silahsızlanma anlaşması imzalamayı bilmiyor” diye mesaj atıyor…
Trump’ın açmazı
Trump sıkışmış durumda. Ne İran’a yeniden savaşı başlatabiliyor, ne de İran’ı kendi istediği şartlarda masaya oturtabiliyor. Trump bu açmaz nedeniyle ateşkesi sürekli uzatıyor…
Elbette bu ABD’nin yeni bir saldırı dalgasına hazırlık için zaman kazanma taktiği de olabilir. Ama günün sonunda ABD’nin yeni bir saldırısı da genel tabloyu değiştirmekten uzak görünüyor. Zira İran halkı birliğini ve direniş kararlılığını sürdürüyor, İran’ın füzeleri yanıt verme kapasitesini koruyor…
ABD istihbaratının çekilme hazırlığı
Reuters’in ABD’li yetkililere dayandırdığı şu haber, Washington’un savaştan çekilebileceğine işaret ediyor: Habere göre ABD istihbarat topluluğu, Trump’ın tek taraflı zafer ilan etmesi durumunda İran’ın hangi tepkileri vereceğini analiz ediyor.
Reuters’e göre Trump zafer ilan ederek bölgedeki askerlerini çekerse, Tahran bu tabloyu tersine kendi zaferi olarak yazabilir. İşte istihbarat topluluğu, buna karşı önlem alabilmenin çalışmasında…
İran o dişi söktü
Peki ortada Trump’ın tek taraflı zafer elde edebilmesini sağlayacak bir durum var mı? Yok.
Tersine “Hürmüz savaşının yedi etkisi” başlıklı önceki yazımızda da incelediğimiz gibi ABD’nin siyasi kayıpları stratejik düzeyde…
ABD istihbaratı, işte böylesi kötü bir durumu lehe çevirebilmenin çalışmasında özetle. ABD’den Atlantik’e ve oradan dünyaya yayılacak bir “sahte zaferi” nasıl propaganda edeceklerin çalışmasını yapıyorlar aslında…
Peki, ABD’nin böyle bir işe hazırlık yapıyor olması bile savaşın 60 günlük asıl bilançosunun ne olduğunu ortaya koymuyor mu sizce?
”Medeniyet tek dişi kalmış canavardı”, İran işte “o dişi” söktü!
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
30 Nisan 2026