Posts Tagged Afyon cephaneliğinde patlama
AKPAŞA
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Politika Yazıları on 12/09/2012
Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in teröristle mücadele konusundaki eleştirileri yanıtladığı açıklamasını, dün Aydınlık’ta okudunuz…
Org. Özel, özetle “sorumluluk valilerin” diyor ve topu taca atıyor. “Asker yenilmez, komutan yenilir” ilkesinin ve sorumluluk anlayışının hâkim olduğu bir kurumun başının “sorumluluk valide” demesi, 10 yıllık AKP hükümetinin devlette yarattığı tahribatı göstermektedir aslında.
Zira AKP Hükümeti ile birlikte devlete egemen olan anlayış, “yöneticiler her başarının sahibidir ama başarısızlığın sorumlusu başkalarıdır” şeklinde özetlenebilir…
Hızlı tren faciasından başlayarak, son 10 yılda tek bir olayda bile hiç istifa yaşanmaması, bu anlayışın ne oranda yerleştiğine işarettir! Örneğin, döneminde tek bir sınavın bile sorunsuz geçmediği biri, en başarılı bürokrat diye nitelenebilmektedir…
ÖZEL: EM. ASKERLER YANILTIYOR
Org. Necdet Özel’in “sorumluluk valinin” ifadesinden, “aslında hükümeti işaret ediyor” ya da “bir nevi AKP’nin çıkardığı yasaya itiraz” anlamı çıkaranlar, fazlasıyla iyimserler. Çünkü bu konularda şikâyetin ne yeridir ne de zamanıdır, nitekim o yer ve o zamanda Org. Necdet Özel, ziyadesiyle sessizdi!
Ve bu anlamı çıkaranlar, Org. Necdet Özel’in sorumluluğu valiye atan açıklamasında olan ama Aydınlık’ın yer vermediği şu sözlerini dikkatle okumalılar: “2000 yılı öncesinde bölgede görev yapmış kişilerin yorumlarına yer verilerek kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir.”
Komutanlarını, emekli askerleri kamuoyunu yanıltmakla suçlayan, silah arkadaşlarının sözlerinin güvenilmez olduğunu belirten Org. Necdet Özel, neden 2000 yılını temel almıştır? Teröristle mücadele etmenin yöntemi mi değişti o tarihte?
ÖZEL: TSK’NİN GÖREVİ POLİSE DESTEKTİR
Org. Necdet Özel’in sorumluluğu valiye atan açıklaması içinde yer alan şu sözler de çok önemlidir: “TSK unsurları teröristle mücadelede Kolluk Kuvvetlerine destek görevi ile görevlendirilmişlerdir.”
Yani Türk Ordusu’nun görevi, PKK ile mücadelede polise ve jandarmaya destek vermektir!
Bu bir şikâyetse, bu yasa çıkarken neden yasayı millete şikâyet etmediler? Neden bu yasanın yanlışlığı konusunda kamuoyunu bilgilendirmediler?
Demokrasiye aykırı diye mi susulmuştur? “Atanmış atanmışlığını bilecek” diye mi sessiz kalınmıştır? “Genelkurmay Başkanı, seçilmişlerin emrindedir” diye mi başlar eğilmiştir?
Teröristle mücadelede anlık istihbarat alınan(!) büyük müttefikin Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey daha birkaç hafta önce ABD Devlet Başkanı Barrack Obama’nın Suriye politikasını dünyanın gözü önünde eleştirmedi mi? Büyük Amerika’da oluyor da, küçük Amerika’da neden olmuyor?
Yoksa susmanın, itiraz etmemenin, yanlışlığı seyretmenin nedeni, Silivri korkusu mu?
KOMUTAN YENİLDİ, ORDU DEĞİL!
Org. Necdet Özel’in sorumluluğu valiye atan açıklaması, emekli silah arkadaşlarında büyük tepkiye neden oldu.
Acaba bu sözler Genelkurmay Karargâhında nasıl yorumlandı? Kara Kuvvetleri’nde, Deniz Kuvvetleri’nde, Hava Kuvvetleri’nde nasıl değerlendirildi? Jandarma Genel Komutanlığı’nda nasıl anlaşıldı?
Acaba içlerinde “yarın ülke parçalanırsa, ‘ne yapalım yasa öyleydi, sorumluluk valideydi’ demeye utanmayacak mıyız?” şeklinde tepki gösteren oldu mu?
Acaba içlerinde “Görevden alınan Mustafa Kemal, ‘ne yapalım sorumluluk İstanbul’un’ deyip Samsun’dan döndü mü?” diyerek isyan eden olmadı mı?
Yoksa onlar da tıpkı daha 25 can yerdeyken Afyon Valisi’nin hediye ettiği kilim karşısında “anında reaksiyon gösteremeyen” Org. Özel gibi basireti bağlanmış durumdalar mı?
Öyleyse, zaten kaybedecek bir şey kalmamış demektir… Ama öyle olmadığını biliyoruz ve güveniyoruz!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
12 Eylül 2012
NEREDE BU DEVLET?!
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Politika Yazıları on 07/09/2012
Bu kez acıyı Afyon’da, cephanelikteki patlamada yaşadık. 25 şehit verilen olayın sebebi, yazıyı gazeteye teslim ettiğimizde henüz netleşmemişti!
Tabi bize göre netleşmemişti! Yoksa AKP Hükümeti daha ilk saatlerde olayın sebebini saptamış ve konuyu kapatmıştı! Hükümete göre olay kazaymış ve sayım sırasında olmuş!
Oysa aynı saatlerde Genelkurmay Başkanlığı, resmi açıklamasında patlamanın sebebinin henüz bilinmediğini açıklıyordu! Ama ileri demokrasilerde seçilmişler, atanmışlardan elbette daha iyi bilirler!
ORMAN BAKANI OLAYI SAPTADI!
Hükümet adına ilk incelemeyi ve ilk açıklamayı yapan kişi Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ydu. Bakan, “Tamamen bir kaza neticesi, muhtemelen bir el bombasının yere düşmesi neticesinde bir patlama.” diyerek kesin konuşuyordu!
Eroğlu, şu sözleriyle, bize İdris Naim Şahin’in kabinede tek olmadığını da ispatlıyordu: “Olay terör saldırısı değil. Hindistan, Pakistan’da sıkça yaşanan olaylar gibi bir olaydır. Bir el bombasının yere düşmesi sonucu meydana gelmiştir.”
Biz benzetmenin zavallılığından ziyade, devletin düştüğü duruma üzüldük!
Zira özellikle Uludere’de 34 yurttaşımızın savaş uçağıyla bombalanmasından itibaren, devletin çöktüğünü izliyoruz! Geçiniz son 8 ayı, sırf son birkaç günde yaşanan şu olaylar bile gelinen noktayı özetlemeye yetiyor.
TÜRK BAYRAĞI TAHRİK ETMEZ, BİRLEŞTİRİR!
PKK Beytüşşebap’a saldırdı, 10 Mehmetçik’i şehit etti. Çatışmada PKK’liler de öldürüldü. PKK’nin bir ilçe merkezine saldırmasından daha tehlikeli olan gelişme ise çatışmanın sabahında yaşandı. Kalabalık bir grup vatandaş, 3 PKK’linin cesedini almak istedi, arbede yaşandı. Askeri araçların önünü kesen, sloganlar atan grup, en öndeki askeri aracın üzerine de bir PKK bayrağı bıraktı.
Asker, gerilimin daha da artmaması için bayrağı araçtan indirmedi ve TSK konvoyu ilçe çıkışına kadar PKK bayrağıyla ilerledi!
Daha vahimi, araç, ilçe askeri lojmanlarının önünden geçerken yaşandı. Üç asker, üstlerinin emriyle, halk tahrik olmasın diye, balkondaki Türk bayrağını indirdi!
VATANDAŞ ASKERİ SAKLIYOR!
PKK Bitlis’te yol kesmiş; arka arkaya sıralanan tüm araçlardan indirdiği vatandaşları bir kenara toplayıp, örgüt propagandası yapmış, sonra da 3 TIR’ı ateşe vermiş.
O esnada cep telefonu kaydı yapan bir vatandaş, görüntüleri Milliyet gazetesine vermiş. Yolun kesildiği sırada araçların içerisinde sivil giyimli 8 asker de bulunuyormuş. Askerler, vatandaşlar tarafından yakındaki bir dinlenme tesisinin mescidinde saklanmış!
TERÖRÜN HEDEFİ NE?
Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, PKK’nin Beytüşşebap saldırının şifresini çözmüş! Vali, bu önemli şifreyi Akşam gazetesine açıklamış: “Beştüşşebap silaha değil okula aşık. Ailelerin bu tavrı, terör örgütünü rahatsız ediyor. Bu yüzden hedef seçildi.”
Valinin açıklaması, Başbakan Erdoğan’ın “Terörün hedefi partimizdir” saptaması(!) ve Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in “66 aya karşı çıkan PKK ve laikçilerdir” suçlamasıyla birleştirilince, daha bir bilimsel oluyor!
AKP’NİN VALİLERİ
Siirt Valisi Ahmet Aydın, meydandaki “Türk, Öğün, Çalış, Güven” tabelasını indirtmiş! Star gazetesi olayı “öğünülecek çalışma” diye alkışlıyor!
Vali Aydın, yetinmemiş, tabelayı asanı arıyor: “Bu konuda ne jandarmadan, ne belediyeden ne de hiçbir kurumdan olumlu yanıt alamadık. Tabelayı asan faili meçhul oldu. Kimse sahip çıkmadı. Halkın bazı değerlerini de göz önünde bulundurarak bu tabelanın kaldırılmasının uygun olacağını düşündük. Zaten çevreye yazılan yazılarla bir şey olunmayacağını bilmemiz gerekiyor.”
Tabelayı asan devlet kurumu Vali’den korkmuş, çekinmiş ve astığını söylemekten utanmış ama Vali, üstelik sayesinde bir ile baş olduğu o sözlerin sahibi Atatürk’ten hiç utanmamış!
SEZEN AKSU ÇÖZER!
Tüm bunlar yaşanırken, İstanbul’da başta Sezen Aksu ve Orhan Pamuk gibi isimlerin de yer aldığı, AKP ve BDP destekli bir grup “akil adam” toplanmaya ve ülkenin en önemli sorununu çözmeye hazırlanıyordu!
Çünkü milletin seçtiği 550 vekil topu onlara atmıştı!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
7 Eylül 2012