Posts Tagged Beşir Atalay

VAN’DA AKP DEPREMİ

1.) AKP Hükümeti 23 Ekim’deki 7,2’lik birinci depremden sonra, uluslararası yardıma karşı çıktı. Deprem için arama kurtarma ekipleri başta olmak üzere yardıma hazır bekleyen ülkelere, “gelmeyin” denildi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, durumu “öncelikle kendi potansiyelimizi görmek amacıyla arama kurtarma yardım ekipleri bekletildi” dedi! Zamanla yarışan Vanlı yurttaşlarımız Bakan’ın bu “potansiyeli” nedeniyle enkaz altında yardım bekliyorlardı…

Günler sonra AKP Hükümeti “uluslar arası yardım talebinde” bulundu!

DEPREMZEDELERE SOĞUK ŞAKA

2.) İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bir depremzedenin “tatlı da geldi bugün” sözleri üzerine, “ne tatlısı?” diye sordu. Şahin, “tulumba, baklava, bülbül yuvası” yanıtı üzerine Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e dönerek “biz de bir çadırla burada bir mekan tutalım” dedi. Şahin, bir başka çadırın önünde de “koskocaman sarayda oturuyorsunuz, hiç gel dediğiniz yok” diyerek aklı sıra depremzedelere “şaka” yaptı!

VANLILARA TERÖRİST MUAMELESİ

3.) Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “bu kadar çadır talebi beklemiyorduk” dedi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise tüm Vanlıları PKK’li diye itham edercesine şöyle savundu beceriksizliklerini: “Terör örgütü, Van’da izlediğimiz gibi, olmayan talebi oluşturarak, talep patlaması yaparak, adeta yardımın yetersizliği gibi bir algılamayı oluşturmak şeklinde de devam etmektedir.”

BAKAN’IN DEPREM FETVASI

4.) Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, deprem fetvası verdi: “Büyük depremin olduğu yerde bir daha deprem olmaz. Dünyada bunun bir örneği görülmemiştir. Bugün diyebilirim ki Van merkez ve Erciş en güvenir bölgedir. Çünkü buradaki fay kırılmıştır, enerjisi boşalmıştır. Onun için burada özellikle ağır hasarlı binalara girilmesin. Yıkık binalara yaklaşılmasın. Bunun dışındaki binalara girilebilir.”

Depremzede Bakan’a itibar etti ve evlerine girdi. Van 9 Kasım gecesi ikinci kez sallandı: 30 ölü!

HASAR TESPİT FELAKETİ

5.) Depremzedelere yardım için Japonya’dan gelen bir doktor, bölgeye yardım seferberliğine katılmış olan yurttaşlarımız ve bölgeyi tüm dünyaya duyuran gazeteciler, 5,6 ile yıkılan Bayram Oteli’nin altında kaldı.

1964 tarihli otelin, 7,2’lik ilk depremden sonra “acil yıkılacaklar” raporuna bile girmediği anlaşıldı. Otelin sahibi, ilk depremden sonra “hasar tespiti için başvurduklarını, ancak hiçbir işlem yapılmadığını” söyledi.

Bu arada TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, hasar tespit çalışmalarının dışında tutulduklarından şikâyet ediyordu.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, günler sonra, 12 Kasım’da “Bugünden itibaren ekipler Van’da, baştan sona hasar tespitine başlayacaklar” diyordu.

DEPREMZEDELER İKİ KEZ COPLANDI

6.) “Vali istifa” diyen depremzedeler, Beşir Atalay’ın önünde coplandı. Bölgeye kurtarma ekiplerinden önce çevik kuvvetin gelmiş olması manidardı! Biber gazı ile “açık hava işkencesine” uğrayan depremzedelerin, polisin yanlış refleksiyle dayak yemediği ertesi gün anlaşıldı. Çünkü depremzedeler, bir gün sonra da coplandı!

7.) AKP Hükümeti, tüm uyarılara rağmen Van’ı afet bölgesi ilan etmedi. Bakan Erdoğan Bayraktar, hükümetin kararını şu sözlerle savundu: “Van’da 1 milyonun üstünde insan var. Eğer Van’ı afet bölgesi ilan edersek, bütün şehri boşaltmamız lazım. Bunun için ilan edilmiyor. Van’da hayat devam ediyor.”

Evet, Van’da hayat, biz sıcak yataklarımızda uyurken, gece -15 derecede devam ediyor! Ve AKP hâlâ bu ülkeyi idare ediyor!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
13 Kasım 2011

, , ,

Yorum bırakın

‘HÜKÜMET, TSK’YE PKK’Lİ ÖLDÜRMEMESİ EMRİ VERSİN’

Uluslararası Kriz Grubu ICG, yeni Kürt Raporu’nu 20 Eylül günü yayımladı. “Türkiye: PKK’nin silahlı mücadelesine son vermek” başlıklı rapor esas olarak AKP’ye tavsiyelerde bulunuyor.

Ancak AKP’nin ICG’nin yayımladığı başta “Ermeni Raporu” olmak üzere tüm raporları “uygulamış” olması nedeniyle, yazılanlara
“tavsiye” değil, “talep” diye bakmalıyız.

Kaldı ki 47 sayfalık rapor, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Demokratik Toplum Kongresi DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk,
AKP milletvekilleri ve üst düzet devlet görevlileriyle yapılan görüşmeler temel alınarak hazırlandı.

Gelelim taleplere… Talepleri üç grupta toplayabiliriz: Hükümetten PKK’yle müzakereyi sürdürmesi talebi, askeri operasyonları engellemesi talebi ve başta anayasa olmak üzere yasal değişiklikler yapması talebi.

‘PKK’YLE MÜZAKEREYE DEVAM’

Raporda en dikkat çeken talep, AKP hükümetinden Öcalan da dahil olmak üzere PKK’yle müzakereleri sürdürmesidir: “Cezaevindeki lider Abdullah Öcalan da dahil olmak üzere PKK ile uzun üredir devam eden silah bırakma müzakerelerini terk etmemeliler.

Raporun “AKP hükümeti – PKK 5. Oslo müzakeresi”nin Başbakan Erdoğan’ı zor durumda bıraktığı bir süreçte yayımlanması, kuşkusuz, müzakerelere uluslararası destek anlamına da geliyor.

‘AKP, KARA HAREKATI BASKISINA DİRENMELİ’

ICG’nin AKP’den askere vermesini istediği emir ise oldukça çarpıcı: “Hükümet, güvenlik güçlerine PKK’li militanları öldürmekten ziyade mümkün olduğunca canlı yakalamaları yönünde emir vermeli.

Raporda, hükümetten PKK’ye karşı olası bir kara haretını da engellemesi isteniyor: “Kuzey Irak’taki PKK kamplarını bombalamaktan kaçınmalı ve halkın karadan harekat yönündeki baskısına direnmeli.

Öte yandan raporda, “çatışma kapsamındaki tüm cinayetlerin ve zulmün tam olarak araştırılması” istenerek, TSK’nin operasyonları masaya yatırılmak isteniyor.

‘ANAYASA VE YASALAR DEĞİŞSİN’

ICG’nin AKP’den yasal düzlemde istedikleri ise şunlar: “Türk anayasasından, Siyasi Partiler Yasası’ndan ve diğer mevzuattan etnik ayrımcılığı ima eden her türlü ifadenin çıkarılması. Yalnızca Kürt milliyetçi fikirleri destekleyecek biçimde gösteri yapan, konuşan ve yazanların terörist atfedilerek orantısız cezalara çarptırılmasını veya cezaevine girmemesini garanti altına alacak şekilde Terörle Mücadele Yasası, Ceza Yasası ve diğer mevzuatın değiştirilmesi. Türkçe’yi ğitimde ilk ve resmi dil olarak korurken yeterli talebin olduğu tüm okullarda Kürtçe’nin ve diğer dillerin kullanımının yasallaştırılması. Yerel meclisin
çoğunluğunun oylamayla bu yönde karar vermesi durumunda belediye ve illerde Kürtçe ve diğer dillerde belge ve hizmetler sunulması. Kapsamlı bir af programı hazırlamalı, eski militanların rehabilitasyonu için programlar hazırlanmalı, güneydoğudaki protestolarda görevli polise şiddet içermeyen yöntemler konusunda eğitim vermeli, yüzde 10 barajı indirmeli.”

ICG’nin BDP’ye önerisi de dikkat çekici: “BDP’den seçilen milletvekilleri, meclisteki yerlerini almalı ve hükümetin vaat ettiği anayasa reformları yoluyla değişim sağlamaya odaklanmalılar.

ULUSLARARASI DEĞİL ABD KURUMU

ABD destekli, Brüksel merkezli ICG’nin bu raporuyla birlikte AKP’nin İsrail’le yolları yine kesişti… Çünkü Kriz Grubu’nun en önemli ikinci “senyör danışmanı”, Şimon Perez! Birincisi ise Zbigniew Brzesinski.

Başkanlığını Louise Arbour’un yaptığı Kriz Grubu’nun yönetim ve komitelerinde çok önemli ve dikkat çeken isimler var. Morton Abramowitz, George Soros, Wesley Clark, Kofi Annan, Joschka Fisher bunlardan bir kaçı. Ve elbette Güler Sabancı ile Ersin Arıoğlu’nu da unutmamalıyız!

Son bir AKP – ICG çakışması ile bitirelim. Kudüs Siyasi Çalışmalar Merkezi, 17 Eylül günü Ürdün’de bir panel düzenledi. Merkez’in başkanı Oraib Al Rantawi’nin sunduğı, “Değişen Bölgede Türkiye’nin Rolü” başlıklı panelde iki konuşmacı vardı: AKP Milletvekili Emrullah İşler ile Adnan Abu Odeh.

Ürdün’ün eski BM temsilcisi ve Kraliyet Mahkemesi’nin eski üyesi olan Adnan Abu Odeh, aynı zamanda ICG’nin de yönetim kurulu üyesi!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
23 Eylül 2011

, , ,

Yorum bırakın

CIA GÖREVLİSİ PROF. VAMIK VOLKAN, GÜL’E AÇILIM RAPORUNU SUNDU

Kürt Açılımı konusunda çalışmalar yapmak üzere ABD’den Türkiye’ye gönderilen CIA görevlisi Prof. Dr. Vamık Volkan, dördüncü kez görüştüğü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e 71 önerinin yer aldığı raporunu sundu.

Ekibiyle birlikte 27 Ocak 2009’dan beri çeşitli çalıştaylar yapan Prof. Dr. Vamık Volkan, son olarak 11 Aralık 2010 tarihinde, İstanbul Sheraton Otel’de ülkesel çekirdek ekip ile Hakkari, Mersin ve Malatya’dan gelen yerel çekirdek ekiplerin katılımıyla, “Türkiye’nin Büyük Çatısı: Demokratikleşmeye Doğru Türkiye’nin Ağacı” başlıklı bir çalıştay düzenledi.

Volkan’ın moderatörlüğünde yapılan çalıştaya katılan ve Cumhurbaşkanı Gül için hazırlanacak rapora katkı sunan isimlerden bazıları, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler başta olmak üzere şunlardı: Tarık Çelenk, Murat Sofuoğlu, Avrupa Türk İslam Birliği Kurucu Başkanı ve eski ülkücü Musa Serdar Çelebi, Murat Belge, Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, Muhsin Kızılkaya, Yavuz Arslan Argun, Turan Sarıtemur, Eski Özel Harp Dairesi Subayı Mete Yarar, Ümit Fırat, Altan Tan, Türk Ocakları İstanbul Şubesi Başkanı Cezmi Bayram, Deniz Ülke Arıboğan, Bekir Berkay Türkay, İsris Ağacanoğlu, Halit Yalçın, Tahirhan Taş, Zeynep Besi, Mehmet Alaca, M. Duran Özkan, Metin Aktaş, Yasmina Lokmanoğlu, Yaşar Erjem ve Erdoğan Günal.

Prof. Vamık Volkan ve ekibinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e “Reçeteler” diye sunduğu 71 önerinin belli başlıları ise şunlar:

  • Ulusallaşan, hırçınlaşan ve gittikçe de güç kaybeden ulusal cephe olarak bildiğimiz insanları da anlamaya çalışalım ki onlar da gittikçe radikalleşmesinler.
  • Türklük kavramı yerine Türkiyeli kavramı kullanılmalıdır.
  • Bütün kentler geçmişte yaşadıkları sıkıntıları hazırlanan yeni anayasaya yansıtacak bir takım önerileri şimdiden hazırlamaya başlasınlar ve bunları seçim için gelecek milletvekili adaylarına, parti genel başkanlarına ve parti yetkililerine versinler ve 2011 seçimlerinden sonraki süreçte bu önerilerimizin takipçisi olalım.
  • Dünyanın en iyi, en kaliteli Kürtçe eğitim veren üniversitesi Siirt ve Mardin’e kurulmalıdır.
  • Öğretmenler günü yılın öğretmeni ödülü Mili Eğitim Bakanımız tarafından Siirt Tillo’da İbrahim Hakkı Hazretleri’nin bulunduğu yerde verilmelidir.
  • Anneler günü Anna Jarvis’in yaptığı eylemle değil, dünyada annesini en iyi seven Veysel Karani Hazretleri’nin türbesinde cumhurbaşkanımızın katılımıyla kutlanmalıdır.
  • Özerlik sistemi de artık tartışılır hâle getirilmelidir.
  • Ekopolitik Misak-ı Milli sınırları ile ilgili çalışma yaptığına göre bu tür toplantıları Erbil’de, Musul’da, Süleymaniye’de gerçekleştirmek için çaba harcamalıdır.
  • Devlet temel hak ve özgürlükler kapsamında imzaladığı uluslararası anlaşmalara uymalıdır.
  • Ana dilde eğitim yapılması için demokratik sınırlar içinde düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Yerel yönetimlere sosyal problemlere çözüm bulacak yetki verilmelidir.
  • Cem evlerinin yasal statüye kavuşması için Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Yasası ve bunun paralelindeki yasalar yeniden gözden geçirilmelidir.
  • Kılık ve kıyafetten dolayı insanların eğitimlerinin ellerinden alınması ilkelliğine son verilmesini ve başörtüsünün bütün eğitim kurumlarında serbest hâle gelmesini öneriyorum.
  • Silahsızlanma konusunda devlet son derece önemli adımlar atarak PKK’yı dağdan indirme çalışmalarında realiteye uygun çözümler geliştirmelidir.
  • Hükümet, Kürt halkının siyasi partilerini, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerini muhatap alarak açılım konusunda cesaretli davranmalıdır.
  • Anayasanın özellikle ilk üç maddesinin değişmelidir.
  • Barış sürecinin, çatışmasızlık sürecinin devam edebilmesi için hâlâ devam eden sınır ötesi operasyon ve bombalamalar durdurulmalıdır.
  • Adalet Bakanlığı, örgüt propagandası ve toplantılara muhalefet konusunda 7-8 yıldır devam eden davalar hususunda hızlı adımlar atılması için çaba sarf etmelidir.
  • Özellikle anayasamızda, kanunlarımızda ve diğer mevzuatta Türklüğü ön plana çıkaran, üst kimlik olarak vurgulayan hükümlerin ivedi olarak düzeltilmesi, çıkartılması ve daha kapsayıcı hâle getirilmesi gerekir.
  • Toplumsal olaylarda gösteriye katılan insanların terörle mücadele yasasından yargılanması ve cezalandırılması konusu yeniden gözden geçirilerek, daha vicdanlı ve adil bir düzenleme yapılmalıdır.
  • Dağlara, taşlara yazılan “Ne mutlu Türk’üm!” yazısı ayrışmalara yol açtığı için silinmelidir.
  • Andımız kaldırılmalıdır.
  • YAŞ kararı ile terfi ettirilemeyen askerlerin yanında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da suça karışmış asker ve polisler de görevden alınmalıdır.
  • Hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalıdır.
  • Sonradan değiştirilen coğrafya isimleri geri iade edilmelidir.

PROF. VOLKAN NEREDEYSE, ORASI AYRIŞIYOR!

Körü Körüne İnanç ve Kimlik Adına Adam Öldürmek isimli kitaplarında açıkça CIA adına görev yaptığını beyan eden Vamık Volkan, ABD’nin hedef ülkelerinde önemli işler yaptı. Filistin-İsrail çatışmasında Filistin’de, Yugoslavya parçalanmadan önce Yugoslavya’da, Kuveyt’te, Bosna Hersek’te, Arnavutluk’ta, Kafkaslarda, Ukrayna’da, Gürcistan’da ve Kıbrıs’ta görev yapan Prof. Dr. Vamık Volkan, Kürt Açılımı’nın Amerikalı mimarlarından David L. Philips ile birlikte “Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu”nda da görev yaptı.

Politik Psikoloji uzmanı Prof. Volkan’ın son görev sahası ise Türkiye. Volkan, açılım için ABD’den Türkiye’ye ilk gönderildiğinde önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile sonra da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Volkan, Cumhurbaşkanı Gül’e “Açılım çalışmalarında siyasetin ve siyasetçilerin ön planda olmadığı, 20-30 kişilik özgün bir grup oluşturularak, çalışmaların bunların eliyle yürütülmesi gerektiğini” söyledi.

Prof. Volkan, Açılım Koordinatörü İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüşmesinde, açılım için “Ağaç Modeli” önerdi. Bu modele göre “Kök” soruna teşhis koymak, “Gövde” görüşleri ortaya koymak, “Dallar” da geliştirilen çözüm yolları olarak ele alınıyordu.

Periyodik olarak hükümetle bir araya gelen ve raporlar sunan Volkan ve ekibi son olarak 26 Ağustos 2010 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile İstanbul Tarabya’da görüşmüştü.

MEHMET ALİ GÜLLER

, , , ,

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın