Posts Tagged Beşli Güvenlik Mekanizması
İran’sız iki proje
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 19/01/2026
Medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bilgilendirme toplantısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a “Türkiye’nin Suudi Arabistan veya Mısır’la güvenlik ittifakı kurup kurmayacağı” sorulmuş.
Fidan “An itibariyle görüşmeler, konuşmalar var. Ama biz herhangi bir anlaşmaya hâlâ imza atmış değiliz.” yanıtını vermiş (AA, 15.1.2026).
Dışişleri Bakanlığının bu tür toplantılarına çağrılmadığım için bilemiyorum ama ya soru yanlış ya da Anadolu Ajansı’nın metni. Çünkü Mısır yerine Pakistan olmalı. Toplantıya katılabileceğini düşündüğüm isimlerin yazılarına baktım. Örneğin Nedret Ersanel’in köşe yazısı doğrudan “Suudi Arabistan – Pakistan – Türkiye kime karşı?” başlığını taşıyor (Yeni Şafak, 17.1.2026). Bu durumda Anadolu Ajansı haber metninde yanlış ülke ismi yazıldığı anlaşılıyor.
Türkiye-Pakistan-S.Arabistan ittifakı
Zaten konuşulan ittifak Türkiye – Pakistan – Suudi Arabistan ittifakı. Pakistan Savunma Üretimi Bakanı Raza Hayat Harraj açıkladı, “Pakistan – Suudi Arabistan – Türkiye üçlü anlaşması hazırlık aşamasında. Anlaşma taslağı hazır ve üç ülkede de mevcut” dedi (Reuters, 15.1.2026). Ertesi günkü toplantıda Fidan’a bu sorulmuş olmalı.
Türkiye – Suudi Arabistan – Pakistan ya da Türkiye – Suudi Arabistan – Mısır ittifakı, farketmez, ikisinin de temel eksiği İran’ın olmaması. İran’ın olmadığı bir güvenlik mekanizması ise baştan sorunlu olacaktır.
Fidan, bahsettiğim toplantıdaki açıklamasının devamında şöyle demiş: “Cumhurbaşkanımızın vizyonu kapsayıcı, daha geniş, daha büyük dayanışma ve istikrar üreten bir platform.” Anlaşılan Erdoğan üç ülkeden daha fazla sayıda ülkenin bir platformda buluşmasını istiyor ki bu daha doğru bir model ama o modelde de İran’a yer olmayacağı anlaşılıyor!
Riyad’ın iki ayrı ittifak girişimi
Türkiye – Suudi Arabistan – Pakistan ittifakı konuşulurken, bir de “Suudi Arabistan, Mısır ve Somali üçlüsü askeri koalisyon görüşmeleri yürütüyor” haberi düştü (Bloomberg, 16.1.2026).
İki ittifakın da merkezinde Suudi Arabistan var. Kanaatimce Prens Selman, coğrafyanın iki ayrı bölgesinde iki ayrı güvenlik garantisi oluşturmaya çalışıyor: Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’la İran’a karşı, Mısır ve Somali’yle Birleşik Arap Emirlikleri’ne (daha doğrusu İsrail’e) karşı iki ayrı ittifak arayışında. Riyad’ın çarpışan İsrail ile İran’a karşı iki ayrı ittifak arayışında olması dikkat çekici!
Beşli güvenlik mekanizması
Anımsayacaksınızdır, dört ay önce bu köşede, Ufuk Ötesi’nde, “TRÇ ve beşli mekanizma” başlıklı bir makale yazmıştım. Bahçeli’nin “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı Türkiye, Rusya, Çin’den oluşan TRÇ ittifakı” önermesini incelemiştim. TRÇ projesinin zayıf karnı da İran’sız olmasıydı.
Makalemde “bölgesel beşli güvenlik mekanizması” önermiştim: “ABD’nin İsrail hegemonyasında yeni Ortadoğu düzeni kurmaya çalıştığı şartlarda, ‘ABD-İsrail şer koalisyonuna’ karşı bir bölgesel güvenlik mekanizmasına ihtiyaç olduğu ortada. Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan işbirliğiyle oluşturulabilecek bir beşli güvenlik mekanizması, ‘ABD-İsrail nasıl durdurulur’ sorusunun en somut yanıtıdır.” (Cumhuriyet, 20.9.2025).
Çin faktörü
İsrail’in sırtını ABD’ye dayayarak Filistin’e, Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, hatta Katar’a saldırması, bölgenin ortak bir güvenlik mekanizmasına ihtiyacı olduğunu net bir şekilde gösterdi.
Konuşulan üçlü ittifak modelleri, esas olarak bu kaygı zemininde oluşuyor. Tabii bazı ülkeler, bu tür ittifakları ikincil olarak da bölgesel rakiplerine karşı dayanak yapmaya çalışıyorlar. İşte projelerin İran’sız olmasının nedeni de bu.
Ancak mesele hayati derecede ciddidir ve ülkelerin bu tür ittifakları kendi dar çıkarları temelinde şekillendirme peşinde olması, kritik enerji ve zaman kaybıdır. Üstelik emperyalist ABD, ülkelerin “bu dar çıkarlarını” kendi çıkarlarına alet edebilme deneyimine fazlasıyla sahiptir. Öyle ki “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı” diye çıktığınız yolda, kendinizi o şer koalisyonunun yararına bir İran cephesinde bulabilirsiniz!
Neyse ki İran ve Suudi Arabistan’ı sürpriz bir şekilde Pekin’de buluşturabilen bir Çin diplomasi deneyimi var. Bölgenin ortak bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç duyması ve üçlü model arayışına girmesi önemli. Sonrasında Çin ve Rusya, bölgedeki ortakları İran’ın da katılımı lehine ağırlık oluşturacaktır.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
19 Ocak 2026
TRÇ ve beşli mekanizma
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 20/09/2025
Bahçeli’nin “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı Türkiye, Rusya, Çin’den oluşan TRÇ ittifakı” önermesi, kimin söylediğinden ve ne amaçla söylendiğinden bağımsız olarak, tek başına çok önemlidir. Zira Türkiye, Rusya ve Çin arasında bir ”ortaklığın”, olasılık olarak kamuoyunun önüne gelmesi, konuşulması ve tartışılması bile Atlantik’te boğulmakta olan ülkemiz açısından başlı başına önemlidir.
Önerinin Bahçeli’den gelmesi, MHP’nin Soğuk Savaş’ta biçimlenen kimliği ve Cumhur İttifakının izlediği Neo-Abdülhamitçi çizgi nedeniyle elbette anti-emperyalist, anti-Amerikancı ve NATO karşıtı kesimlerde kuşkuyla karşılandı. Önerinin Erdağan’ın 21 Eylül’deki BM Genel Kurulu sırasında ABD Başkanı Trump’la görüşme arzusunun hemen öncesinde gelmesi de kuşkuları artırdı.
Haksız değiller. Zira iktidar ŞİÖ ve BRICS’le ilişkisinden Astana Platformuna kadar hemen her ilişkisini, ABD’yle pazarlığının bir kartı olarak gördü, görüyor. Bu durum ne yazık ki Pekin ve Moskova’da da güven sorunu oluşturuyor.
Büyük güç kaymaları
Bunlar doğru ama bir doğru da şu: Erdoğan’a, Bahçeli’ye, diğer Atlantikçi siyasetçilere rağmen, Türkiye kaçınılmaz olarak Asyacılığa yöneliyor zaten. İktidar bu çıkışları Batı’yla ilişkilerinde elini güçlendirmek için yapıyor da olsa, bazı muhalif liderler sandığa üç kala Rusya karşıtlığı da yapsa, bazı muhalifler “Kürt devleti Çin’e yarar” diyerek Çin karşıtlığı da yapsa, Türkiye kaçınılmaz olarak bölgeciliğe, Asyacılığa, Küresel Güney’ciliğe kayıyor. Bu isimler ise kaymayı yavaşlatabiliyor sadece.
Bahçeli’nin çıkışı, ABD destekli İsrail saldırganlığının arttığı, “ABD’den satın alınan güvenliğin” işe yaramadığının Katar’da görüldüğü ve Suriye’de çelişmelerin sürdüğü şartlarda geldi. O bakımdan Bahçeli’nin önerisinin taktik düzeyde mi olduğu, stratejik seviyeyi mi amaçladığı net değil. Ama mesele ifade edildiği gibi “ABD-İsrail şer koalisyonuna” karşı bir “ittifak” çağrısıysa, konu hızla netleştirilebilir: ABD’nin İsrail’e dolaylı istihbarat sağladığı Kürecik Radarı’na vurulacak bir kilit, çağrı yapılan ülkelerin çağrının ciddiyetini anlamalarını kolaylaştırabilir.
Bölgesel beşli güvenlik mekanizması
Ancak şunu söylemeliyim: Ne Çin’le ne de Rusya’yla, böyle “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı” diyerek “ittifak” kurulmaz. Çin, Rusya’yla çok gelişmiş ortaklığını bile “üçüncü ülkelere karşı değil” diyerek yürütmektedir. Kaldı ki Çin, “ittifak” türünden ilişkileri “Soğuk Savaş’tan kalma” ilişkiler diyerek reddetmekte, “işbirliği” ve “ortaklık” kavramlarını tercih etmektedir.
Pratikleşebilmesi bakımından, Türkiye’nin Çin ve Rusya’yla bu çapta bir “ortaklık” kurabilmesinden önce, Türkiye’nin Çin ve Rusya’nın bölgedeki ortaklarıyla işbirliği mekanizmaları kurması gerekir.
ABD’nin İsrail hegemonyasında yeni Ortadoğu düzeni kurmaya çalıştığı şartlarda, “ABD-İsrail şer koalisyonuna” karşı bir bölgesel güvenlik mekanizmasına ihtiyaç olduğu ortada. Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan işbirliğiyle oluşturulabilecek bir beşli güvenlik mekanizması, “ABD-İsrail nasıl durdurulur” sorusunun en somut yanıtıdır.
Çekirdek anlaşma hazır
Suudi Arabistan ile Pakistan, birkaç gün önce çok kapsamlı bir savunma anlaşması yaptılar. Anlaşmanın İran ve Hindistan’ı rahatsız edebileceği üzerinde duruluyor. Oysa bu anlaşmayı çekirdek alarak kurulacak Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan beşli güvenlik mekanizması, Hindistan’ı da rahatlatacaktır.
Suudi Arabistan’ın yaptığı savunma anlaşması, pratikte, hem nükleer karta hem de Çin’in silahlarına erişmeyi amaçlıyor zira Pakistan yüzde 80’den fazla oranla Çin silahları alıyor. Diğer yandan Trump’ın “ticaret savaşı”, Hindistan’ı son ŞİÖ zirvesinde Çin ve Rusya’yla “özel üçlü görüntü” vermeye itti.
Yani şartlar aslında hiç olmadığı kadar uygun. Kıtada Çin, Rusya, Hindistan ortaklığı, bölgede Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ortaklığı, son tahlilde zaten Büyük Asya Ortaklığı demektir.
“ABD-İsrail nasıl durdurulur” sorusuna gerçekten yanıt arayanların dikkatine…
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
20 Eylül 2025