Posts Tagged Filistin
KINAMAK İSRAİL’İ DURDURMAZ, YAPTIRIM ŞART!
Posted by Mehmet Ali Güller in Odatv Yazıları, Politika Yazıları on 06/01/2009
İsrail, ABD emperyalizminin açık desteğiyle yine Ortadoğu’yu kana bulamaktadır. ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’nin yeni aşaması gereği, şimdi de İsrail’i Filistin halkının üzerine sürmüştür.
Günlerce hava harekatıyla hedef gözetmeksizin Gazze’yi füze saldırısı altında tutan İsrail, ardından da kara harekatıyla Filistin topraklarını işgal etmiştir.
Dünya halkları Gazze’yi işgal eden İsrail’i kınamakta, protesto etmektedir. Halkların bu tepkisi, devletleri de kınamaya sevketmektedir; hükümetleri de İsrail karşıtı protesto dolu açıklamalar yapmak zorunda bırakmaktadır. Ancak tüm bu kınamalar, protestolar ABD destekli İsrail’i durduramamaktadır. Çünkü kınamak İsrail’i durdurmaz, yaptırım şart! Kınamak, protesto etmek, yüzlerce Filistinli bebeğin yaşamasını maalesef sağlamıyor!
KİM İSRAİL, KİM FİLİSTİN DOSTU?
Olan biten karşısında timsah gözyaşı dökenleri halkımız iyi ayırt etmelidir!
TBMM’deki dostluk grubu üye sayısı bile gerçeği göstermektedir! Türkiye-İsrail Dostluk Grubu’nun 361 üyesi varken; Türkiye-Filistin Dostluk Grubu’nun sadece 60 üyesi vardır! AKP’nin 340 milletvekili olduğunu da hatırlatalım!
İş lafa geldi mi “Müslüman kardeşliğini” ağzında düşürmeyenlerin daha 5 yıl önce, 2004’ün Ocak ayında, ABD’de Amerikan Musevi Komitesi’nden “cesaret ödülü” aldığını unutmayalım! Amerikan Musevi Komitesi, İsrail’e hizmet edenlere verdiği bu ödülü, 2004 yılında ilk defa Yahudi olmayan bir isme, Tayyip Erdoğan’a vermişti!
İsrail’le en çok anlaşma imzalayanların, “Müslüman kardeşliği” edebiyatı yapmaya hakkı yoktur!
İsrail dostu AKP milletvekillerine soruyoruz: 1996 tarihli Türkiye – İsrail silah modernizasyonu anlaşmasının altında Abdullah Gül’ün imzası yok mu?
“HEDEF FİLİSTİN DEĞİL” YALANI
Bir kısım Amerikanperver çevre ise utangaç bir şekilde İsrail’i haklı çıkarmaya çalışıyor. İsrail, Filistin’i değil, sadece Hamas’ı hedef alıyormuş; İsrail El Fetih’i değil, sadece Hamas’ı hedef alıyormuş! Yalanlarını yüzlerine çarpıyoruz! Hamas kaç yılın örgütü? 20 yıl önce Hamas mı vardı? Daha dün, Filistin Devlet Başkanı ve El Fetih’in lideri Yaser Arafat’ı, Ramallah’ta kuşatıp öldüren İsrail değil miydi?
“Hamas ateşkese uymuyor” ve “Hamas uluslararası hukuka uymuyor” gibi yalanlar da bizzat ABD ve İsrail tarafından üretilen ve İsrail’in Gazze’yi işgalini haklı göstermek için uydurduğu psikolojik savaş yalanlarıdır.
“HAMAS ATEŞKESE UYMUYOR” YALANI!
Ateşkes’i bozan Hamas değil İsrail’dir! İsrail, 4 Kasım’da yaptığı sınır saldırısında 6 Hamas militanını öldürerek, ateşkesi bozan taraf olmuştur!
Kaldı ki, İsrail İstihbaratı Shin-Bet’in 23 Aralık’ta İsrail kabinesine verdiği bilgiye göre Hamas her şeye rağmen ateşkesin uzatılmasını istedi. Ama Ateşkes anlaşmasında olan ve İsrail’in uymadığı iki konuda ısrarcı oldu Hamas. Nedir anlaşmada olan ama İsrail’in uymadığı bu iki madde? Ambargonun kaldırılması ve ateşkesin Batı Şeria’da da uygulanması. Böylesi bir gerçeği atlayan “bir kısım medya”, “İsrail’in sivilleri öldürmesini kınıyoruz ama Hamas da ateşkese uymuyor” yalanıyla okurlarını yönlendirmeye çalışıyor günlerdir.
İsrail’in yıllarca süren işgalleri boyunca 380 km karelik alana sıkışıp kalan 1.5 milyon Filistinli’nin yaşadığı Gazze tam bir abluka altında. İnsanlar ekmek için yer altı tünelleri kullandı yıllarca. Mısır’ın Refah sınır kapısı bile ABD ve İsrail baskısı nedeniyle kapalı. Elbette ambargonun kaldırılmasını talep edecek Hamas!
“HAMAS ULUSLARARASI HUKUKA UYMUYOR” YALANI
Bir de İsrail Dışişleri Bakanı Livni’nin ağzından “Hamas uluslararası hukuka uymuyor” yalanına sarılanlar var. Hangi uluslararası hukuk? 1972’den bu yana BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail aleyhine çıkarılmak istenen 44 tasarıyı ABD veto etmedi mi?
Daha önceki gün, İsrail’in Gazze’yi işgaline karşı protesto metni yayınlamak isteyen Güvenlik Konseyi’nde yine veto hakkını kullanmadı mı ABD?
İsrail’in 2004’ten beri süren Gazze operasyonlarını sonlandırması için hazırlanan 5 tasarıyı ABD engellemedi mi?
“Hamas uluslararası hukuka uymuyormuş”! Sevsinler yalanınızı! ABD uluslararası hukuk içinde mi işgal altında tutuyor Irak’ı?
ARAP DEVLETLERİ AKILLARINI BAŞLARINA ALSIN!
Ya Araplara ne demeli? ABD’nin Irak’ı işgali karşısında birlik olamayan Araplar, Filistin işgali karşısında İsrail’e karşı yine “kınama ve protesto”yla mı yetinecekler? İsrail’le gizli anlaşmaların üzerinde oturan yöneticilerini daha ne kadar sırtlarında taşıyacaklar? Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD ve İsrail karşısında birer birer kırılmayı mı bekleyecekler?
ANLAŞMALAR İPTAL EDİLMELİ
İsrail’i kınamak ve protesto etmekle yetinmemeli; hükümeti İsrail’e karşı yaptırım uygulamaya zorlamalıyız!
İşte uygulanması gereken yaptırımlar:
– İsrail ve efendisi ABD ile tüm askeri ve diplomatik ilişkiler,İsrail geri çekilene kadar dondurulmalı!
– İsrail ile yapılan tüm açık ve gizli anlaşmalar iptal edilmeli!
– Büyükelçimiz geri çağrılmalı!
– ABD ve İsrail mallarına yüksek gümrük kotaları uygulanmalı ve bu mallar kullanılmamalı!
ABD PLANI!
9 Ocak’ta Filistin Devlet Başkanı’nın görev süresi doluyor; 10 Şubat’ta da İsrail seçimleri var. Bu konjonktürde, bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Dünyaya “demokrat” olarak yutturulan, dışı siyah içi beyaz Barack Obama’nın “Kudüs, İsrail’in bölünmemiş başkenti olacaktır” sözünü lütfen iyi okuyunuz!
Mehmet Ali Güller
ANAPOLİS’TE BOP TOPLANTISI VE AKP’YE İRAN ROLÜ: ‘FİLİSTİN KİMİN UMURUNDA? HEDEF İRAN’
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları on 31/12/2007
ABD’nin sözde İsrail-Filistin barışı adına topladığı Anapolis zirvesinden İran düşmanlığı çıktı. İran’a karşı Sünni bloku oluşturmaya çalışan Washington yönetimi, AKP’ye “PKK’ya karşı ortak mücadele” karşılığında İran rolü verdi. İran zirve esnasında yeni füzesini dünyaya ilan ederken, Rusya da alternatif toplantı çağrısı yaptı.
MEHMET ALİ GÜLLER
“Ortadoğu barışı” adına Anapolis’te yapılan İsrail-Filistin sorununa çözüm zirvesinden, İran’a düşmanlık çıktı! Washington’un apar topar organize ettiği zirve, içeriği, katılımcıları ve sonucu açısından tam bir BOP toplantısıydı. ABD’nin Irak işgali ardından tezgaha koyduğu İran’a karşı sünni ittifağı niteliğindeki zirve, AKP’nin Washington adına daha önce düzenlediği İstanbul zirvesinin de devamı niteliğindeydi. Anapolis zirvesi sonucu itibariyle, Filistin’i de ikiye böldü.
GAZETECİLERİN NOBEL MERAKI
ABD’nin 27 Kasım’da Anapolis’de organize ettiği İsrail-Filistin zirvesinin ciddiyeti, katılan ülkelerin ertesi günkü gazete yorumlarında ortaya çıktı! Nobel ödülünü ABD Başkanı Bush mu, İsrail Başbakanı Olmert mi, yoksa Filistin Devlet Başkanı Abas mı alacaktı?
ABD’nin apar topar organize ettiği, ilgili ilgisiz 49 ülkenin katıldığı zirvenin sonucunda ilan edilen çözüm takvimi, Washington’un İran konusunda acelesi olduğu şeklinde yorumlandı.
HIZLANDIRILMIŞ BOP TAKVİMİ
“Ayakları havada” şeklinde yorumlanan çözüm paketine göre taraflar – İsrail ve Filistin- 2008 yılı bitmeden bir anlaşmaya varmak için “ellerinden geleni” yapacaklar. Ortak Komite ortak bir çalışma oluşturacak. İsrail Dışişleri Bakanı Livni ile Filistinli başmüzakereci Ahmed Kurey arasında müzakereler başlayacak. ABD’nin denetleyeceği müzakerelerin ilki 12 Aralık 2007’de yapılacak. Mücakerelere yardımcı olmak için ayrıca, Olmert ve Abbas da her hafta toplanacak. 17 Aralık 2007’de Paris’de Uluslararası izleme konferansı yapılacak. Konferansta bağışçı ülkeler biraraya gelecek.
ARAPLARA İSRAİL’İ TANITMA GAYRETİ
Bush yaptığı açılış konuşmasında zirvenin hedefini 3 maddede özetledi. Filistin terörün altyapısını ortadan kaldıracak, İsrail daha fazla genişlemeyecek, Filistin Devleti kurulacak.
Filistin Devleti kurulmasının karşılığının ne olacağını da İsrail Başbakanı açıkladı. Arapların İsrail’e yönelik tecritinin kaldırılması ve tanınması!
AKP’YE İRAN ROLÜ
ABD’nin Anapolis zirvesiyle hedeflediği ise BOP Planı’nın yeni aşamasının hayata geçmesi. Yani, İran’ın öncelikle yalnızlaştırılıp, sünni ittifak tarafından bloke edilmesi. Irak’ın kuzeyine uzun vadeli yerleşme hesapları yapan Washington, bir yandan İsrail’in konumunu güçlendirmeyi, bir yandan da Irak’ta uyguladığı Sünni-Şii kutuplaşmasını bölgeye yaymayı hedefliyor. Bush yönetimi bu plan çerçevesinde daha önce AKP iktidarına İstanbul’da, İran’ı tecrit etmeye yönelik Sünni Blok toplantısı organize ettirmişti. Yine Bush, 5 Kasım’da Tayyip Erdoğan’a PKK’ya karşı “ortak mücadele” karşılığında Irak’ın kuzeyindeki yönetimi tanımak ve İran konusunda rol almak görevini vermişti. 5 Kasım’dan sonraki gelişmelere bakılırsa, BOP eşbaşkanı sıfatı da taşıyan Tayyip Erdoğan bu görevi kabul etmiş görünüyor. Aydınlık okurları, bir saati aşan 5 Kasım toplantısının ana gündeminin İran olduğunu hatırlayacaklardır.
İRAN’A KARŞI HAVA SAHASI AÇTIRMA TUZAĞI
Aydınlık’a değerlendirme yapan çevreler, ABD’nin Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye yönelik tehdidinin Genelkurmay tarafından doğru algılandığına dikkat çekiyorlar. Bu nedenle Türkiye’nin ABD’nin İran planında yer alamayacağını belirten kaynaklar, Washington’un AKP’ye en azından İran’a operasyon sırasında hava sahası açtırarak durumu bir oldu bittiye getirmeyi hedeflediğini söylüyorlar. Washington’a göre bu durum, Ankara-Tahran arasında geri dönüşü olmayan bir süreci başlatacak ve TSK da gidişatın önüne geçemeyecek! Ancak aynı çevreler Washington’un bu planının tutmayacağının altını çiziyorlar.
RUSYA’DAN ALTERNATİF ZİRVE ATAĞI
İran ise Anapolis zirvesi esnasında yeni füze denemesini dünyaya ilan etti. ABD’nin her tehdidine somut yanıtlar veren Tahran yönetimi, Anapolis zirvesinin Filistin adına barış getirmeyeceğine dikkat çekti.
Öte yandan ABD’in İran karşıtı ataklarından ciddi rahatsızlık duyan Rusya da, sürece aktif müdahale için, Moskova’nın ev sahipliğinde alternatif bir toplantı önerdi. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un konferans talebi İsrail Başbakanı Olmert tarafından yalanlanırken, Fransa Dışişleri Bakanı Kouchner, toplantının ocak ayında yapılabileceğini açıkladı.