Posts Tagged PKK’ye af yasası
Türkiye’nin ideolojik karargâh ihtiyacı
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 13/08/2026
AKP, iyi yönettiği için değil, CHP kötü muhalefet ettiği için 24 yıldır iktidardır. Bunun son örneği Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in AKP-MHP-PKK yasasına “evet” desteği vermesidir.
Özel’in yasaya “evet” diyeceğini ilan etmesi ama “milletvekilleri kararlarını milletle birlikte verecek” diye duyurması, “yeni ve demokratik bir politika yapma tarzı” değildir, beceriksizliktir. Üstelik Yeni Parti milletvekillerinin çoğunluğu milletle hareket edip yasaya “hayır” deyince, Özgür Özel de milletin karşısında konumlanmış oldu.
AKP’nin argümanına teslim olmak
Özgür Özel neden “evet” dediğini şöyle açıkladı: “Hayır deseydik, barışa karşı çıkmakla suçlanacaktık.” (Nefes, 12.8.2026)
Bu nasıl savunma! AKP-MHP-PKK yasasına “hayır” diyen 54 Yeni Parti milletvekili “barışa hayır” mı demiş oldu yani? Bu yasaya karşı çıkan milyonlar “barışa hayır” mı diyor yani?
Bu AKP’nin argümanıdır ve doğru değildir. AKP 24 yıldır benzer argümanlarla siyaset yapar. Daha yeni, 2023’teki son cumhurbaşkanlığı seçiminde, “CHP’ye oy verirseniz teröristbaşı Öcalan’ı serbest bırakır” diyen kimdi? Seçimin Erdoğan’la Netanyahu arasında olduğunu söyleyerek, rakibe oy verecekleri İsrailcilikle suçlayan kimlerdi?
24 yıldır hiç bunlar olmamış gibi, “hayır dersem, barışa karşı çıkmakla suçlanırım” diyerek siyaset yapılır mı? AKP’nin argümanlarından korkarak, AKP’yle mücadele edilebilir mi? Geride kalan 24 yılın en büyük dersidir: AKP’nin argümanına teslim olan Türkiye’yi yönetemez!
“Erdoğan’ın elindeki kozu alma” yanlışları
Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca, “Erdoğan’ın elindeki kozu almak” diye tarif ederek siyaset yaptı ve kaybetti. Koz ya da taktik, son tahlilde iktidar olmak için kullanılır. “Rakibin kozunu elinden alacağım” diyerek rakibinizin o kozunu siz sahaya sürünce, sizin değil, rakibinizin kozu kazanmış oluyor. Geride kalan 13 yıl böylesi “koz alma” yanlışlarıyla dolu.
İşte Özgür Özel’in “evet”i bunun yeni versiyonudur. Şöyle pazarlıyorlar: “İktidar bir oyun tezgahladı. Özgür Özel o oyunu bozdu. Önce komisyona dahil olarak bozdu. Sonra, yasaya evet diyerek bozdu.”
İktidarın sayısal olarak CHP/Yeni Parti desteğine ihtiyacı yoktu ama yapılana meşruiyet sağlamak için kurucu parti desteğine ihtiyacı vardı. Dolayısıyla Özgür Özel komisyona dahil olarak ve yasaya evet oyu vererek oyun bozmuş olmadı, tersine, sarayın oyununda küçük bir rol alarak oyuna dahil olmuş oldu.
Yeni Parti’nin kaçırdığı fırsat
Mesele ne çözümdür, ne barıştır, ne de demokratikleşmedir. Mesele yeni anayasa ile Erdoğan’a başkanlık yolu açmaktır. Dolayısıyla hayır diyen barışa değil, saray rejiminin inşasına hayır demiş oluyor. Evet diyen de barışa evet dediğini sanarak Erdoğan’ın oyununa gelmiş oluyor.
İki ay öncesine kadar “DEM’liler TBMM’den atılsın” diyenlerin iki ay sonra ansızın DEM’le açılıma soyunmasında neden-sonuç ilişkisi kuramayan, elbette sarayın oyun planını çözümleyemez.
Eğri cetvelle doğru çizgi çekileceğini ummak, problemin kaynağının probleme çözüm bulabileceğini sanmak, demokrasiyi tırpanlayanların ülkeyi demokratikleştireceğini varsaymak, ancak 24 yıldır Türkiye’de yaşananlardan bihaber olmakla mümkündür.
Oysa Yeni Parti’nin önünde büyük bir fırsat vardı: İktidar partisi de dahil olmak üzere tüm partilerin tabanında bu yasa tasarısına karşı ciddi tepki vardı. İktidar o nedenle yasalaşması için acele etti. Yeni Parti tüm bu tepkilerin sözcülüğünü yapabilecekken, ne yazık ki sarayın oyununa gelerek, fırsatı elinin tersiyle itti.
O nedenle, Türkiye’nin bugün en yakıcı ve acil ihtiyacı, bir ideolojik karargâhtır.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
13 Ağustos 2026