Posts Tagged E4
Amerikasız inisiyatif, ama…
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 26/10/2026
Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın oluşturduğu R4, yani “bölgesel (regional) dörtlü” ile İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’nın oluşturduğu E4, yani “Avrupa (Europe) dörtlüsü” ülkelerinin dışişleri bakanları İstanbul’da toplandı.
R4+E4 ülkelerinin Avrupa’yı ve Ortadoğu’yu ilgilendiren meselelerde “Amerikasız inisiyatif” geliştirmeleri önemli bir girişim. Ancak..
Sorunlu çağrı
R4+E4 toplantısından özetle “savaşa karşı diplomasi ve müzakere” çağrısı çıktı. Ancak çağrının adresi ve şekli sorunlu. R4+E4 ülkeleri Rusya-Ukrayna savaşına Ukrayna’nın yanından, Suudi-Husi savaşına Suudilerin yanından ve ABD-İran savaşına “soyut barışın” yanından bakıyorlar.
ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaş konusunda, taraflara aynı çağrıyı yapıyorlar. İyi de saldıran ve savunan aynı pozisyonda mı? Ayrıca İran’dan “nükleer müzakereye dönmesini” istiyorlar. Peki ABD-AB-İran nükleer anlaşmasından çekilen kim?
R4-E4 ülkeleri “Husilerin Suudilere saldırdığını” belirterek, “Suudilere destek” açıkladı. Husiler mi Suudilere saldırıyor, yoksa Suudiler mi Husilere? Suudi topraklarında Husi savaşçılar yok ama Yemen topraklarında Suudi savaşçılar var 11 yıldır.
Mekke İttifakı tartışmalarının en öncelikli sorunu da bu zaten. Aynı çarpık bakışla, Türkiye’yi Yemen tuzağına düşürüyorlar. Saldırgan Suudilerin yanında, Türk askerini, savunmadaki Husilere karşı cepheye sürmeye çalışıyorlar.
Sorunların merkezi
Bölgemizde Filistin-İsrail sorunu çözülmeden ve Filistin devleti 1967 sınırlarıyla tanınmadan hiçbir sorun çözülmez. Zira her sorun doğrudan ya da dolaylı olarak bununla ilgilidir.
Örneğin R4+E4’ün müzakere ve diplomasi çağrısı yaptığı ABD-İran savaşının bir yönü Filistin meselesidir. İran Filistin’i desteklemese ve İsrail ile normalleşse, bu savaş olmazdı. Nitekim Şah döneminde İsrail-İran ilişkileri iyiydi, İran ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinin başında geliyordu.
Peki Suudi-Husi savaşı Filistin meselesinden bağımsız mı? Elbette dolaylı ilgisi var. Zira Husiler İsrail saldırısı karşısında Filistinlileri destekliyor, üstelik bu desteğini açıklamayla değil, doğrudan İsrail’e füze atarak sağlıyor. Öyle olduğu için de Husilere sadece Suudiler değil, ABD, İsrail ve müttefikleri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de saldırıyor. Husiler Filistin’i desteklemese, İsrail’i vurmasa, İran’ın müttefiki olmasa, ABD çoktan Suudi-Husi barışı sağlardı.
Suudilerin ikili tutumu
İsrail’in Kanal 7 televizyonunda Netanyahu ile bir röportaj vardı. Sunucunun, “Suudi Arabistan gibi ülkelerin bir Filistin devletinin kurulmasını normalleşme şartı yaptığını duyuyoruz” sözlerini “Eğer bu saçmalığa inanıyorsanız…” deyip gülerek kesen Netanyahu, şöyle devam etti: “Kamuoyu önünde bunu söylüyorlar. Kapalı kapılar arkasında nelerin konuşulduğunu size anlatmak istemem. Arap dünyası Filistinlileri en fazla sizin kadar umursuyor!”
Suudi Arabistan yönetimi gerçekten de Filistin meselesini ne kadar önemsiyor? İki yıl önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in Arap liderle yürüttüğü “kapalı diplomatik görüşmeleri” haberleştiren The Atlantic dergisi, Prens Selman’ın Blinken’e şöyle dediğini yazmıştı: “Filistin meselesi kişisel olarak umurumda mı? Değil, ama halkımın umurunda. Bu yüzden bu sürecin anlamlı bir sonuç doğuracağından emin olmam gerekiyor.”
Husiler İsrail’le savaşıyor
Bölgemizdeki her meselenin zemininde doğrudan ya da dolaylı olarak Filistin meselesi var. Ve Filistin meselesi konusunda açıklananlar ile yapılanlar arasında uçurum var.
Şu anda Filistin’e destek veren ve İsrail’i vuran tek Arap devleti Husilerin yönettiği Yemen’dir. Suudilerin desteklediği Yemen “hükümeti” ise Riyad’daki bir oteldedir.
Mekke İttifakı konusuna lütfen bir de bu açıdan bakınız…
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
26 Ekim 2026