Posts Tagged Güney Amerika
ABD’den Donroe ile İsrail’e nefes
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 06/09/2026
ABD’nin Güney Amerika üzerinde tam hegemonya kurma stratejisinden İsrail de kazanıyor. Washington, uluslararası alanda yalnızlaşan İsrail’e, Güney Amerika ülkeleri üzerinden nefes aldırmaya çalışıyor.
Trump yönetiminin “Yeni Montroe Doktrini” ya da sevdikleri isimlendirmeyle “Donroe Doktrini”, binlerce kilometre öteden İsrail’e destek sağlıyor.
İsrail’den Kolombiya’ya karaküp operasyonu
Yeni Kolombiya hükümeti, Suriye’deki Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıdığını açıkladı. Oysa önceki Kolombiya hükümeti, İsrail’in Gazze soykırımına karşı çok net bir karşı duruş sergilemiş ve İsrail’in tecriti için dünya çapında etki göstermişti. Nitekim eski Başbakan Gustavo Petro, yeni yönetimin kararını kınayarak, “Kolombiya halkı halen Golan Tepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu kabul etmiyor” dedi. (AA, 16.8.2026)
Görevi boyunca İsrail’i karşı etkili tutum alan Petro, 21 Haziran’daki seçimleri, İsrail yanlısı Abelardo de la Espriella’ya kaybetmiş, seçime müdahaleyi şöyle anlatmıştı: “Bautista kardeşlere bu şaibeli algoritmaları ve diğer destekleri sağlayan şirket ‘Black Cube’ adındaki İsrailli bir özel istihbarat şirketidir. ‘Balart’ ise Abelardo’nun oldukça lekeli olan imajını temizlemek için kendisine milyonlarca dolar ödenen ve Trump’ı, Abelardo’yu desteklemeye ikna etmekle görevlendirilen lobicilik şirketidir.”
Peru İran’la ilişkilerini kesti
Peru hükümeti, ABD ve İsrail’in saldırısı altındaki İran’la diplomatik ilişkilerini kesme kararı aldı.
Peru, İran’ı “Ortadoğu’daki çatışmaları kışkırtmakla” suçluyor: Peru Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Peru Hükümeti İran’ı “nükleer tesislere yönelik uluslararası denetimleri engellemekle” ve “Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası ticareti aksatmakla” suçluyor. Her ikisi de Peru’dan önce ABD ve İsrail’in suçlaması tabii ki.
Peru’ya göre 12 bin kilometre öteden Ortadoğu’ya gelip İran’a saldıran ABD ile İsrail değil ama topraklarını savunan İran suçlu!
Venezuela’da çifte ihanet
Venezuela ve İsrail, bu ay yaptıkları anlaşmayla konsolosluk hizmetlerini yeniden başlatma kararı aldılar. 17 yıl sonra gelen bu kararın ardında elbette emperyalist ABD vardı.
İsrail, 2008 yılının sonunda Gazze’ye “Dökme Kurşun Operasyonu” düzenlemiş ve binlerce Filistinliyi katletmişti. O tarihte İsrail’in bu saldırısına karşı dünyada onurlu tavır gösteren liderlerin başında Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez geliyordu. Chavez, Ocak 2009’da İsrail’le diplomatik ilişkileri kesti. Ardılı Maduro da İsrail’e karşı bu onurlu tutumu sürdürdü.
Ne zaman ki emperyalist ABD Maduro’ya karşı alçakça bir operasyon yaptı ve onu New York’a kaçırdı, Karakas’ın tutumu değişti. Maduro’ya ihanet edenler bir yandan Trump’ın isteklerine teslim olup Venezuela’nın petrol rezervlerini ABD’nin enerji şirketlerine peşkeş çekerken, bir yandan da İsrail’le diplomatik ilişkileri başlatma kararı aldılar.
Arjantin’de İsrail’in en önemli dostu
İsrail’in en önemli dostlarının başında Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei geliyor. Öyle ki İsrail’e verdiği destek nedeniyle özel bir ödül bile aldı!
Arjantin’in İsrail’e desteği, ABD’de yapılan Futbol Dünya Kupası finaline bile yansıdı. Netanyahu finalde İspanya’yla mücadele eden Arjantin’e videolu destek yayınladı. Zira İspanya’nın Sosyalist Başbakanı Sanchez, İsrail’in Gazze soykırımına karşı en etkili tutum alan Avrupalı liderdi.
Milei’nin İsrail’e desteğini sıralamaya bu sütun yetmez. Milei’nin seçim kampanyası sırasında İsrail bayrağı taşımasından, Arjantin’in Tel Aviv Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma sözü vermesine kadar uzun bir destek listesi var.
ABD’den İsrail için UCM çağrısı
Öte yandan ABD, İsrail yönetimini mahkum eden Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) karşı da Güney Amerika ülkelerinden destek arıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Güney Amerika ülkelerine, UCM’den ayrılmaları çağrısı yaptı. (AA, 13.8.2026)
UCM’nin yargıçlarına baskı uygulayan, ABD’ye giriş yasağı getiren, hatta haklarında operasyonel haber yaptıran Washington yönetimi, birkaç ülkenin UCM’den ayrılmasının İsrail’e nefes aldıracağını umuyor.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
5 Eylül 2026
Güney Amerika için iki zıt program
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 18/12/2025
ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinden sonra Çin de Güney Amerika için bir strateji belgesi yayımladı. İki strateji belgesi, bölge için birbirine zıt iki program ortaya koyuyor.
Geçen hafta ilkini incelemiştik: ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Strateji belgesi, birincil önemli bölge olarak Batı yarım küreyi belirlemiş durumda. Washington, kuzeyden güneye Grönland, Kanada, Panama diye inerek, Güney Amerika dahil kıtayı kendisi adına bir nevi “münhasır bölge” ilan ediyor ve burada yeni-Monroe doktrini uygulayacağını belirtiyor.
ABD Atlantik ve Pasifik okyanusları arasındaki bu bölgede, “Yarım küre dışındaki rakiplerin, yarım kürede kuvvet veya diğer tehdit edici yetenekler konuşlandırmasını veya stratejik açıdan hayati önem taşıyan varlıklara sahip olmasını veya bunları kontrol etmesini” engellemeyi önüne temel hedef koymuş durumda. Kim bu yarım küre dışı kuvvet? Çin.
Özetle ABD Çin’le hem Asya’da hem Güney Amerika’da ve hem de Ortadoğu ile Afrika’da bir büyük mücadele stratejisi belirlemiş durumda.
Çin’den ABD’ye yanıt
Çin, ABD’nin Ulusal Güvenlik Strateji belgesinin yayınlamasının hemen ardından Güney Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerini tanımlayan kapsamlı bir strateji belgesi yayınladı. Belge, Çin’in 2016 yılında yayımladığı strateji belgesinin güncellenmiş hali. Pekin yönetimi bölgeye beş başlıkta derin işbirliği öneriyor.
Belge öncelikle bölgeyi Küresel Güney’in ayrılmaz bir parçası olarak tanımlıyor. Çok kutuplu dünya düzeni inşasına işaret ederek, “tek taraflı zorbalığa ve hegemonya kullanımına” karşı çıkıyor.
Burada bir parantez açalım: Yeni Ulusal Güvenlik Stratej belgesinde, ABD’nin Güney Amerika’daki hedeflerine ulaşmak için iki araca başvuracağı yazıyor: Birincisi, “Bölgenin, ABD’yle uyumlu hükümetlerini, siyasi partilerini ve hareketlerini ödüllendireceğini ve teşvik edeceğini”, ikincisi de bunun kaldıracı olarak, Batı yarım küredeki askeri varlığını artıracağını belirtiyor.
İşte Çin’in strateji belgesinde işaret ettiği zorbalık ve hegemonya budur.
Çin’in strateji belgesi
Peki Çin’in strateji belgesinde neler var?
– Çin öncelikle siyasi güvenin önemine işaret ediyor. Egemenlik ve toprak bütünlüğünün desteklenmesini savunuyor. Hükümetler arası diyalog merkezlerinin güçlendirilmesini öneriyor.
– Çin ticaretin ötesine geçen yapısal öneriler sunuyor. Kuşak ve Yol kapsamında altyapı projelerinin hızlandırılmasını ve tedarik zincirlerinin güvence altına alınmasını amaçlıyor.
– ABD dolarına bağımlılığı azaltacak finansal adımları büyütmeyi öneriyor. İkili ticaretlerde ulusal paralarla ticareti savunuyor ve bunun gereği olan ödeme sistemlerinin entegrasyonunu öneriyor.
– Çin askeri alanda Güney Amerika ülkeleriyle savunma işbirliği ilişkilerini geliştirmek istiyor ve Küresel Güvenlik Sistemi çerçevesinde birlikte hareket etme niyetini ortaya koyuyor.
– Çin Güney Amerika ülkeleriyle yüksek teknoloji ve uzay çalışmaları alanlarında ortaklıkları derinleştirmek istiyor.
– Çin ayrıca “Uygarlık Programı” başlığı altında bölge ülkeleriyle kültürel diplomasiyi geliştirmeyi ve insani bağları güçlendirmeyi hedefliyor.
ABD savaş, Çin kazanç vaat ediyor
Görüleceği üzere Güney Amerika konusunda birbirine zıt iki program var.
ABD, Güney Amerika ülkelerini sömürmek için yeni-Monroe doktrini uygulayacağını, kendisiyle uyumlu hükümetleri işbaşına getirmeye çalışacağını ve bölgeyi askerileştireceğini söylüyor özetle. Ki Trump Beyaz Saray’a oturduğu günden bu yana Grönland’ı ve Panama’yı açıkça istediğini ortaya koydu, bazı Güney Amerika ülkelerindeki seçimlere doğrudan müdahil oldu ve Venezuela’ya da saldırı arayışında.
Çin ise tersine Güney Amerika ülkeleriyle daha önce başlattığı ve bu ülkelerin memnun kaldığı kazan-kazan ilişkilerini geliştirmeyi vaat ediyor.
İşte ABD’nin yeni-Monroe doktrininin zayıf karnı tam da budur: Güney Amerika ülkelerinin Çin’le işbirliğinden kazancı ve mennuiyeti…
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
18 Aralık 2025