Posts Tagged Büyük Ortadoğu
Zorunlu ‘yük paylaşımı stratejisi’
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 01/10/2026
ABD dün itibariyle Irak’tan tamamen çekildi. 1 Ekim tarihi Irak’ta “Egemenlik Bayramı” ilan edildi.
Bu hem 23 yıllık işgalin hem de 35 yıllık Ortadoğu stratejisinin sonudur. 1990’dan itibaren bölge için “açık askeri saldırganlık” stratejisi başlatan ABD açısından 30 Eylül 2026, bir dönemin kapanması anlamına geliyor. 1 Ekim 2026 ise bölgemiz açısından yeni bir dönemin başlaması demek.
Donroe Doktrini
ABD’nin Irak’tan son askerini çekmesi “gerileme sürecinin” sonucudur. Obama yönetiminden itibaren ABD, Afganistan ve Irak işgallerini sonlandırma ve adım adım askeri güçlerini azaltma kararı aldı ve Beyaz Saray’a gelenler bunu sıra sıra farklı ölçeklerde uyguladılar.
Diğer yandan ABD’nin “Büyük Ortadoğu”dan çekilmesi, son olarak Trump yönetiminin doktrinleştirdiği, “genel gerilemeye” uygun Donroe Doktrini ile birlikte düşünülmelidir. ABD, batı yarım kürede egemenliği esas alan, Avrupa ve Ortadoğu bölgelerinde yükü müttefiklerine paylaştırarak buradaki ağırlığını azaltan ve azalttığı kuvveti Pasifik’te Çin’i çevrelemekte kullanmayı amaçlayan bir doktrin belirledi.
Emperyalistler nasıl çekilir?
“ABD ne yaparsa bir büyük planın gereği yapar” görüşü doğru değildir: Donroe Doktrini, bir gerileme sürecinin “zorunlu” sonucudur. ABD öyle istediği için değil, zorunda kaldığı için çekiliyor.
ABD gerilediği için çekiliyor, iktisadi kapasitesinin bir kaç cephede birden büyük askeri varlık bulundurmasını artık sağlayamadığı için çekiliyor. Emperyalist ABD güçlü olsa, değil Irak’tan çekilmek, İran engelini de geçip, sıra sıra her yeri işgal etmek ister, her yeri yönetmek ister, tüm doğal kaynaklara el koymak ister.
Çekilmek, işgal etmekten vazgeçmek, yönetmeyi bırakmak, emperyalizmin doğasına aykırıdır ve emperyalistler ancak güç kaybederlerse çekilirler.
Dünya tahlili
Dünya tahlilini doğru yapmadan, süreci strateji düzleminde anlamak ve genel gidişat eğilimini belirlemek olası değil. Olmaktan olan şudur: Çin ABD ile makası kapatıyor, “tek merkezli dünya” kısa dönemi kapandı, “çok merkezli dünya” adım adım inşa oluyor ve Çin’in göbeğinde olduğu Küresel Güney ülkeleri ABD’yi küresel politikalarda yavaş yavaş dengeliyor.
ABD’nin geri çekilmesi, işte bu genel sürecin içindedir. ABD’nin Afganistan ve Irak’ta yaptığını İran’da yapamaması da bu genel süreçle uyumludur. “Amerikan hegemonyacılığının sonu” açısından İran bir dönüm noktasıdır, ileride daha iyi görülecektir.
ABD varlığının daralması
Kuşkusuz ABD için bölgeden geri çekilme, elbette bir “tam çekilme” değildir. ABD hem petrodolar sisteminin ihtiyacı nedeniyle hem ileri karakolu İsrail’in geleceği nedeniyle, tutunabildiği kadar bölgede tutunmak isteyecektir. Bu aşamada önemli olan ABD askeri varlığının bölgemizin derinliklerinden Körfez’e doğru daralmasıdır.
ABD’nin “tam çekilmesi”, çok merkezli dünyanın inşasına paralel olarak, Amerikan güvenlik mimarisinin adım adım çözülmesiyle, bölgede yeni güvenlik mimarisi inşasıyla, geniş işbirliğiyle, emperyalizme alan daraltarak, önümüzdeki dönemde elbette yaşanacaktır.
ABD’nin işleri devralınmamalı
Dolayısıyla bölge açısından mesele şu soruya verilecek doğru yanıttır artık: ABD’nin yük paylaştırma stratejisinin yükleyeceği ağırlıklar, bölge ülkeleri için fırsat mıdır, yoksa sıkıntı ve zorluk mu?
Taktik düzeyde kimi ülkeler bundan kısa vadede yarar sağlasa da, stratejik düzeyde bunun nasıl bir zorluk olduğu mutlaka anlaşılacaktır.
“ABD’nin işlerini” devralan, ABD’nin yenilgisini paylaşır.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
1 Ekim 2026