Posts Tagged Türk-Kürt-Arap İttifakı

Bahçeli’nin Lübnanlaşma önerisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, biri Kürt, diğeri Alevi” önerisi, Cumhur İttifakı’nın nasıl bir rejim dönüşümü hedeflediğini iyice ortaya koyuyor: Türkiye’yi Lübnanlaştırma!

Bahçeli’nin “Kürt ve Alevi bumhurbaşkanı yardımcıları” önerisi ile Erdoğan’ın “Türk-Kürt-Arap ittifakı” söylemi ve ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın bölge için “Osmanlı millet sistemi” istemesi, aynı hedefin birbirini bütünleyen parçalarıdır.

Örtülü federasyon önerisi

2016’da Türk-İslam sentezi (MHP-AKP) ile rejimi dönüştürmeye başladılar, Türk-Kürt-İslam sentezi (MHP-DEM-AKP) üzerinden dönüşümü tamamlamayı amaçlıyorlar. 

Nereye tamamlanacak peki? Cumhur İttifakının bazı sözcüleri Halep’e, Musul’u Kerkük’e plaka dağıtarak, hedefi “Türkiye’nin Irak ve Suriye kuzeyine genişlemesi” olarak ortaya koyuyorlar. Cumhur İttifakının kimi sözcüleri de bunu “Türkiye İmparatorluğu” diye tarif ediyorlar. 

Hepsinin vardığı yer İslami federasyondur!

Bakırhan’ın işaret ettiği düzen

Ne oldu da üç gün önce DEM’li milletvekillerine terörist muamelesi yapan Bahçeli, üç gün sonra açılım için onlara elini uzattı? 

Bu üzerinde fazlasıyla durulması gereken soru, önce geçiştirildi, “ne önemi var, önemli olan el uzatılmasıdır” dendi, sonra taraflar “çünkü karşı taraf yenildi, mecbur kaldı” türünden propagandif yanıtlar ürettiler ama artık DEM yönetimi de asıl yanıtın etrafından daha fazla dolanamıyor, kısmen esasa işaret ediyor. T24’ün “Sizce Ortadoğu koşulları mı zorladı” sorusuna DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan şu yanıtı veriyor: “Hem Ortadoğu hem içerisi. Yeni bir düzen tartışmaları var, bunun ana zemini Ortadoğu” (T24, 18.7.2025).

Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’ın fırsat ortaklığı

Uzun zamandır anlatmaya çalışıyoruz: ABD, “İsrail hegemonyasında yeni bir Ortadoğu” dizayn etmeye çalışıyor. Erdoğan-Bahçeli ikilisi de Öcalan da bunun kaçınılmaz olduğu varsayımından hareketle ”fırsattan yararlanmak” istiyorlar. Kuşkusuz Erdoğan-Bahçeli ikilisi ile Öcalan’ın yararlanmak istediği fırsatlar tamamen örtüşmüyor, hatta bazı aşamalarda karşı karşıya bile geliyor, gelecek ama yine de taraflar “Yeni Ortadoğu” fırsatından yararlanmakta ortaklaşarak açılımı başlattılar.

Erdoğan ve Bahçeli için Yeni Ortadoğu, Türkiye’ye Irak ve Suriye’nin kuzeyi ile entegrasyon kapısını açabilir, Öcalan için Yeni Ortadoğu, “Apocu hareket”e, Türkiye’de ve Suriye’de iktidara ortak olma yolu açabilir. 

Fırsat değil hayal

Gazze’de Hamas’ın zayıflatılması, Lübnan’da Hizbullah’ın geriletilmesi, Suriye’de Esad rejiminin yıkılması ve İran’a askeri basınç uygulanması, sürecin inişli-çıkışlı ilerlediğini görmeyenlere elbette ABD’nin “yeni Ortadoğu” kurmakta olduğunu düşündürebilir. Ama bu uzun bir sürecin kısa bir kesitidir sadece.

Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan üçlüsü, bu kesitten hareketle, ABD’nin “yeni Ortadoğu” dizaynının fırsata dönüşeceğini umuyor. Tıpkı Turgut Özal’ın “bir koyup üç alma” hayali gibi, tıpkı Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin “Yeni-Osmanlı” hayali gibi… 

Boğazlaşma önerisi

Kürt ve Alevi cumhurbaşkanı yardımcıları istemek, yurttaşların eşitliğinin gerisine düşüp, her yurttaşın kendi toplumundaki eşitliğini savunmak demektir.

Lübnan budur: Cumhurbaşkanı şu toplumdan, başbakan şu toplumdan, Meclis başkanı şu toplumdan. O toplumlar etnik gruplardır, dini ve mezhebi gruplardır.

Kürt ve Alevi cumhurbaşkanı yardımcıları demek, haliyle Sünni Türk cumhurbaşkanı demektir. Kürtlerin kendi içinde eşitliği, Alevilerin kendi içinde eşitliği, Sünni Türklerin kendi içinde eşitliği ama aslında cumhurbaşkanı ve yardımcıları düzleminde olduğu gibi hiyerarşi ve eşitsizlik demektir bu. Her etnisitenin, her mezhebin kendi içinde eşitliği ama aralarında bir hiyerarşi ve eşitsizlik demektir bu. (Lazlar için bakanlık, Çerkesler için müsteşarlık, Caferiler için genel müdürlük vb. diye eşitsizlik derinleşerek ilerler bu modelde.)

Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” dediğini, Bahçeli “Sünni Türk cumhurbaşkanı ile Kürt ve Alevi yardımcıları” diye somutlamış özetle. Buradan demokrasi çıkmaz, buradan Lübnanlaşma çıkar, Lübnan’da sık sık olduğu gibi boğazlaşma çıkar!

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
21 Temmuz 2025

, , , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın

Açılımın iç ve dış kodları

Erdoğan, Bahçeli, Öcalan ve Barrack’ın çeşitli açıklamaları, birbirini bütünleyen ve açılımın iç ve dış kodlarını ortaya koyan mesajlardan oluşmaktadır. 

Açılımın bu dört aktörünün mesajlarının analizinden, şu çıktılara ulaşıyoruz:

ABD’nin ‘yeni Ortadoğu‘ dizaynı

1) Açılımın Suriye’de rejim değişikliğiyle paralel dış boyutu, Türkiye’de rejim değişikliğini “tamamlama” hedefli iç boyutu var. Washington açılımın iç boyutunda Ankara’ya destek veriyor, Ankara açılımın dış boyutunda ABD’nin “yeni Ortadoğu” planına uyum gösteriyor. Böylece CHP’ye operasyon ile SDG’ye meşruiyet, iki taraflı kazanca dönüştürülüyor. 

2) ABD Büyükelçi Tom Barrack’ın beş ayrı yazıda incelediğim açıklamaları, ABD’nin bölgede İran’a karşı bir Türk-Kürt-Arap cephesi inşa etmek istediğini ortaya koyuyor. “İsrail hegemonyasında yeni Ortadoğu” inşa edebilmenin yolu bu cepheden geçiyor.

3) Tom Barrack, Lozan’ı, Sykes-Picot ve Sevres ile birlikte ele alıp, “cetvelle çizilmiş” sınırların yanlış olduğuna işaret etti. ABD Büyükelçisi böylece “haritanın yeniden çizilmesi” amacını ortaya koymuş oldu. Yine Barrack’ın bölge için “Osmanlı millet sistemi”ni önermesi de o amacı bütünlüyor.

Erdoğan’ın Türk-Kürt-Arap ittifakı

4) Erdoğan, son açılım konuşmasında, defalarca “Türk-Kürt-Arap” ittifakına işaret etti. Dahası Erdoğan bunu bir kaç defa da Türkiye sınırlarını aşarak, Irak ve Suriye’yi de kapsayacak şekilde vurguladı.

5) İktidarın bir süredir “Misakı Milli’nin tamamlanması“ amaçlı söylemleri ile buna paralel olarak Halep, Kerkük ve Musul dahil Irak ve Suriye’deki şehirlere Türk plakası dağıtması, ABD’nin “yeni Ortadoğu” dizaynında pay kapma amaçlıdır. 

6) İktidarın ideologları, önceki iki açılımı “Türkiye’yi Kürtlerle genişletmek” diye sunuyordu. Son açılım, “Türkiye’yi Kürtler ve Araplarla genişletme” diye pazarlanıyor.

Türk-Kürt-İslam rejimi

7) Türkiye’yi Kürtlerle ve Araplarla genişletme konusu, bazı iktidar sözcüleri tarafından “Türkiye İmparatorluğu” diye müjdeleniyor.

8) İmparatorluk olan Osmanlı’nın yıkılıp yerine ulusal-devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, açılımcılar tarafından hem Kürt sorununun hem de bölgedeki çeşitli sorunların kaynağı gibi gösteriliyor. Panzehrinin ise yeni-Osmanlıcılık olduğunu savunuyorlar.

9) Yeni-Osmanlıcılığı, hem içeride hem dışarıda “Sünni Müslüman” mezhepçiliğine dayandırıyorlar. (Şii İran’a karşı, Sünni Türk – Sünni Kürt – Sünni Arap ittifakı).

10) AKP-MHP koalisyonu, başkanlık sistemi yoluyla Türk-İslam sentezine dayalı bir rejim değişikliğine başlamıştı. Şimdi de Türk-Kürt-İslam sentezi ile bu değişikliği sürdürmeyi ve devletin dönüşümünü tamamlamayı hedefliyorlar. 

CHP’ye operasyonun geniş anlamı

11) Rejim değişikliğinin tamamlanmasının önünde, “herşeye rağmen” kurucu parti CHP engeli var. Üstelik CHP, son yerel seçimden birinci parti olarak çıktı ve ilk genel seçimde Erdoğan’ın artık kaybedeceği görülüyor. 

CHP’nin yerel seçimde birinci parti olmasını sağlayan faktörlerden biri de çeşitli illerde DEM’le kurduğu kent uzlaşısıydı. Erdoğan açılım hamlesiyle CHP-DEM ortaklığını bozmayı ve DEM’i AKP-MHP ittifakına eklemleyerek, sınırsız başkanlık yolunu açacak yeni anayasayı çıkarabilmeyi amaçlıyor. Erdoğan’ın son konuşmasında “AKP-MHP-DEM” ittifakına işaret etmesi, açılım taviziyle bunun belli ölçülerde sağlandığına işaret ediyor. Ancak, DEM’in Cumhur İttifakına eklemlenmesi demek, Kürt seçmenin Erdoğan’a oy vereceği anlamına gelmiyor!

12) Türk sermayesi bütün gövdesiyle açılımın arkasındadır. Sermaye grupları, sıra sıra açıklama yaparak sürece desteklerini ilan ettiler. Cumhuriyetin devrimci atılımlarına karşı DP çatısı altında buluşan burjuvazi-toprak ağalığı ittifakı, Türkiye’yi Atlantik sistemi içinde adım adım Siyasal İslamcılığa teslim etti, şimdi de “yüzyıllık parantezin” kapatılmasını destekliyor.

13) Erdoğan, Bahçeli, Öcalan ve Barrack’ın açıklamalarının özeti şudur: Bu bir Kürt açılımı değildir, bu, 1923’le hesaplaşma açılımıdır. Kuşkusuz 1923’çülerin de hesabı olacaktır. Türk ile Kürt’ün, yine, birlikte emperyalist planları bozacağı günleri yaşayacağız.

Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
14 Temmuz 2025

, , ,

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın