Posts Tagged Hakan Fidan
ÖCALAN’IN KURYESİ
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Politika Yazıları on 09/11/2011
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Abdullah Öcalan için bazı düzenlemeler yapılacağını duyurdu. Aynı zamanda milletvekili de olan Akdoğan Zaman gazetesine konuştu: “Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde bir mahkum, cezaevinden tehditler yağdıramaz, terör örgütünü yönetmeye kalkamaz, terör eylemlerine yönelik talimatlar veremez. (…) Öcalan’ın durumu çok iyi irdelenmesi gereken bir konudur. Bu noktada da sanırım bazı düzenlemeler yapılacaktır.”
Bu sözlere bakılırsa, 9 yıldır iktidarda olan AKP büyük bir keşif yapmış oluyor: Meğer Öcalan, İmralı’dan Kandil’i yönetiyormuş!
Toplumsal hafızamızın seviyesine güvenen AKP kurmaylarının bu aldatmacasına yanıtı, haftaya çıkacak “Hükümet – PKK Görüşmeleri (1986 – 2011)” isimli yeni kitabımızdan verelim:
ZANA – ÖCALAN MEKTUPLAŞMALARI
1.) AKP, Leyla Zana ile Öcalan’ın mektuplaşmalarını sağladı. 2004 yılı boyunca süren mektuplaşmaların en dikkat çekeni, Zana’nın Öcalan’a “ateşkese ihtiyaç var” dediği mektubuydu…
2.) MİT Müsteşarı Emre Taner, 2005 yılında AKP adına Öcalan’la görüştü. Taner, İmralı’nın notlarını Mesud Barzani’ye aktardı. Barzani de Kandil’e…
3.) Kandil’in başı Murat Karayılan, 2006 yılında Talabani aracılığyla Başbakan Erdoğan’a mektup yazdı.
4.) Öcalan’ın 2009 yılında yazdığı mektubu “devlet” tarafından Avrupa’daki PKK’ye, oradan da Kandil’e ulaştırıldı.
ÖCALAN’IN PROTOKOLLERİ KARAYILAN’DA
5.) Yine 2009 yılında Öcalan’ın hazırladığı protokoller devlete teslim edildi. Devlet de tartışılması ve onaylanması için Kandil’e, Karayılan’a ulaştırdı.
6.) AKP hükümeti, Kandil’den Habur’a barış gruplarının gelmesinin “Kürt Açılımı” için önemli olduğunu düşünüyordu. Talep Öcalan’a iletildi. Öcalan önce reddetti ama pazarlıklardan sonuç alınca, Kandil’e çağrı yaptı.
PKK İLE ÖCALAN ARASINDAKİ KURYE:MİT
7.) PKK ile masaya Başbakan Erdoğan’ın özel temsilcisi olarak oturan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın açıklamaları, MİT’in PKK ile Öcalan arasında kuryelik yaptığının en somut dayanağıdır. 2009 yılındaki 5. Oslo görüşmesinin tutanakları, bu bakımdan ibretliktir!
8.) 2011 Mayıs’ında, AKP ile Öcalan arasında seçim sonuna kadar saldırı olmayacağına dair ön protokol imzalandı. Milletvekili Şerafettin Elçi’nin açıkladığı bu ön protokol, İmralı’dan Kandil’e de ulaştırıldı.
AKP’Yİ DE PKK’Yİ DE ABD YÖNETİYOR
AKP ile PKK arasında, belgeleriyle saptayabildiğimiz tam 37 görüşme var. Ayrıntılarını kitabınızda okuyacağınız bu görüşmelerden yukarıda özetlediğimiz bir bölümünde ise AKP’nin İmralı ile Kandil arasında kuryelik yaptığı görülüyor!
Ancak Başbakan Erdoğan’ın siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ise hiç bunlar yaşanmamış gibi, “Öcalan’ın cezaevinden örgütü yönetmesine izin vermeyeceğiz” diyebiliyor!
ABD’nin Irak’ın kuzeyindeki kukla devletini resmileştirmek istediği, bunun için de AKP hükümetini bu yapının hamiliğine soyundurduğu bu dönemde, kimin kimi nereden yönettiği karışmış durumda…
Ancak karşıklığı giderecek tek formul var: AKP’yi, İmralı’yı, Kandil’i, Talabani’yi, Barzani’yi ve de İsrail’i ABD yönetiyor! AKP’nin Öcalan’a 8 kez kurye olması da, AKP’nin PKK ile 37 kez görüşmesi de bu ilişkinin sonucudur!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
9 Kasım 2011
BAŞBAKAN’IN SEKİZ MUHATABI
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Odatv Yazıları on 27/09/2011
Siirt’te altı askerin şehit olduğu PKK saldırısını değerlendiren Başbakan Erdoğan, “terör örgütü kendi görevini yapıyor, biz de kendi görevimizi yapacağız” dedi. Başbakan Erdoğan’ın açıklamasından PKK’nin görevini anladık: Türk askeri öldürmek.
Peki Başbakan’ın görevi ne?
Erdoğan, New York’tan dönerken yolda görevini açıkladı: “Biz terörle mücadele ederiz, siyasi iradeyle de müzakere ederiz.” Erdoğan’ın, siyasi iradenin kim olduğunu soran gazetecilere yanıtından, altı muhatabı olduğunu öğrendik: “Siyasi ayak iki parça. Dağ kadrosu iki parça. Avrupa ve İmralı da var.”
Ancak Erdoğan’ın iki muhatabı daha olduğunu da öğreniyoruz: “Talabani’ye de söyledim. Ancak PKK silah bırakırsa, operasyonlar biter. Talabani ve Barzani, Türkiye’den gidenlere bunu anlatıyorlar. İkisi de terörden yaka silkiyor.”
Erdoğan’ın, daha düne kadar “Türkiye’ye Kürt kedisi bile teslim etmem” diyen Barzani ve Talabani ikilisinin, “terörden yaka silktiğini” iddia etmesinin üzerinde durmayacağız.
Biz Erdoğan’ın görevine ışık tutacağız.
ERDOĞAN’IN MÜZAKERE GÖREVİ
Hakan Fidan’ın, bizzat “Başbakan’ın özel temsilcisi” olarak masada oturduğunu söylediği 5. Oslo görüşmesinde de ortaya çıktığı gibi, Başbakan Erdoğan’ın görevi PKK ile “gizli” müzakere yürütmek. Ancak Başbakan artık bu müzakereleri “açık” yürüteceğini ilan etmiş oluyor.
Erdoğan, BDP, DTK, KCK, Kandil, Brüksel-PKK ve İmralı’nın muhatabı olduğunu belirtiyor ve muhataplarıyla müzakere edeceğini söylüyor. Peki, neyi müzakere edecek?
Erdoğan onu da belirtiyor, “PKK silah bırakırsa, biz de operasyonları bitiririz” diyerek “silah bırakın, anlaşalım” mesajı veriyor. Erdoğan, yalnızca TSK’nin terörle mücadelesini değil, KCK operasyonlarını da bitireceği sözünü veriyor!
“YENİ ANAYASA” ANLAŞMASI
Peki, hangi konuda anlaşma olacak?
Cemil Çiçek’in TBMM Başkanı olduğunu unutarak başlattığı “yeni anayasa” konusunda anlaşma olacak. Başbakan’ın talimat verdiğini, “yeni anayasa” için partilerden bu hafta randevu alınacağını öğrenmiş bulunuyoruz.
Ancak siyasi partilerle yapılacak görüşme aslında sembolik. Çünkü “bölünme anayasası” için asıl PKK’nin onayı gerekiyor! Ki Başbakan Özel Temsilcisi Hakan Fidan’ın PKK ile müzakeresinde de “yeni anayasada” ortaklık işaretleri mevcuttu.
Kaldı ki, Cemil Çiçek’in toplantısına katılan AKP profesörleri, “Kürt kimliği ve dinsel kimlik sorunu çözülmeyecekse, yeni bir anayasa yapmaya gerek yok” diyerek, nasıl bir anayasa hedeflendiğini de gösteriyorlar.
ANAYASA SİLAHLA YAPILIR
Peki, “Silah bırakın, anlaşalım” mesajı ne kadar gerçekçi? PKK silah bırakır mı?
PKK yıllar önce çizdiği stratejisinde de belirttiği gibi silahı zaten siyaset yapabilmek için kullanıyor. Siz kalkıp da PKK’ye “silahı bırak, gel siyaset yap” derseniz, zaten PKK’nin stratejisini gerçekleştirmiş olursunuz.
Aslında Erdoğan da dâhil herkes biliyor ki PKK silah bırakmaz. PKK Erdoğan’ı zaten silah zoruyla muhatap edinmiştir; PKK silah kullanarak devleti masaya oturtmuştur.
Silah, PKK’nin muhatap alınma, taraf olma, “yeni anayasa”da ortak olma dayanağıdır! O yüzden de PKK silahını
bırakmaz! Erdoğan’ın, “silah bırakın” demesi, “eylemleri durdurun ki kamuoyu tepkisi olmadan birlikte yeni anayasayı yapabilelim” demesi anlamına gelmektedir!
Dolayısıyla siz bakmayın “sivil anayasa” laflarına. Çünkü Anayasalar silahla yapılır!
MehmetAli Güller
Aydınlık Gazetesi
27 Eylül 2011