Mehmet Ali Güller
Posts Tagged Hrant Dink
ABD SDG’yi neden sattı?
Posted by Mehmet Ali Güller in Cumhuriyet Gazetesi, Politika Yazıları on 22/01/2026
PKK yöneticisi Murat Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne soruyor: “Ne oldu da müttefikinizi böyle bir saldırıyla yüz yüze bırakıyorsunuz?”
Yanıtını aynı akşam ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack net bir şekilde verdi: “ABD-SDG ortaklığının gerekçesi değişti. SDG artık IŞİD’e karşı birincil ortağımız değil.” Böylece ABD bir süredir yatırım yaptığı Şara ile “asıl aktör olarak” çalışacağını işaret etti.
Artık emperyalizm açısından mesele şudur: ABD SDG’nin tamamen “bireysel entegrasyon” ile sönümlenmesini mi isteyecek, yoksa yeniden “kullanım değeri” oluşur diye Kamışlı merkezli varlık bulundurmasını mı sağlayacak?
Şah ve piyon ilişkisi
Emperyalizm budur; kullanır, kenara koyar. Bu gerçeği ülkemizde en iyi bilen isimlerden biri, Hrant Dink’ti. Dink Kürtlerin temsilcilerini bu konuda bir kaç kez uyarmıştı. Örneğin Dink, 25 Nisan 2006’da Malatya İşadamları Derneği’nde yaptığı konuşmada, “Geçmişte Ermeni halkı emperyalistlere güvendi ama yanıldı. Bugün Kürtlerin yaşadığı aynı şey” diyerek uyarmıştı. Ve eklemişti: “Amerika bu. Gelir, o kendi hesabını yapar, işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider.”
Aradan 20 yıl geçti ve Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne serzenişte bulunuyor: “Bu devletler demek ki sadece çıkarlarına bakıyor. Verilen sözlerin bir anlamı yokmuş.”
Ne sandınız? Emperyalist devletler Kürtlerin çıkarlarını mı savunacaktı? ABD kendi çıkarına bakar, kendi çıkarı için Kürtleri de Türkleri de Arapları da birbirine karşı kullanır.
O nedenle “Kürt kökenli bir Türk vatandaşı” olarak yıllardır anlatmaya çalışıyorum, Kürt’ün çıkarı Amerikalılara çalışmasında değil, yaşadığı coğrafyadaki halklarla ortaklaşmasındadır.
İran’a karşı cephe meselesi
Kürtlerin “ABD bizi neden sattı” diyerek sorduğu sorunun yanıtı Trump’ın Erdoğan, Netanyahu ve Şara ile ayrı ayrı yaptığı üç görüşmededir.
ABD bölgemizde İsrail hegemonyasında bir yeni düzen inşa etmek istiyor. Washington’a göre bu yeni düzenin omurgasını “İran’a karşı cephe” oluşturacak. ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın bir kaç kez “Göreceksiniz, İsrail ve Türkiye Hazar’dan Akdeniz’e işbirliği yapacak” demesi bundandır.
Bu yeni düzenin modelini Suriye oluşturuyor. ABD Suriye’nin İran etkisine girmemesini ve İsrail’le normalleşmesini garanti eden bir strateji izledi Esad’ın devrilmesinden bu yana. Bunun için de Şara’ya kredi verdi. Şara da Şam’da iktidar olabilmek için bu krediyi kullandı.
Bunun pratiğine, sahaya nasıl yansıdığına gelirsek…
Paris mutabakatı
ABD 6 Ocak’ta Paris’te İsrail ve Suriye heyetlerine bir mutabakat imzalattırdı. Bu mutabakatla iki ülke “ortak iletişim mekanizması” kurmuş oldu.
Merkezinde ABD’nin olacağı bu mekanizma, bir istihbarat ve güvenlik mekanizması olarak “İran nüfuzuyla” mücadele üzerinden Şam-Tel Aviv ortaklığını normalleştirecek.
Paris mutabakatı, ABD ve İsrail’in Şara’ya SDG’nin üzerine yürüme yolunu açma mutabakatıdır aynı zamanda.
ABD cephesi nasıl engellenir?
BOP ezberlerini unutma zamanı. Şimdi ABD’nin bölgedeki esas siyaseti, yukarıda belirttik, İran’a karşı İsrail’in de içinde olduğu geniş cepheyi kurmak. ABD İran’a karşı cephenin ihtiyacı olarak Türkiye ile PKK’yi, Suriye ile SDG’yi sistemlerine entegre etme mutabakatı yapmış durumda. Açılım odur.
ABD bu yolla Türkiye ve Suriye’yi, Türkleri ve Arapları, İran’a karşı cephede İsrail’le yan yana getirebilme peşindedir.
Peki Kürtleri böylesi bir cephede hiç mi değerlendirmeyecek ABD?
ABD Büyükelçisi Barrack’ın Kandil’i dışarıda bırakarak KDP’li Mesud Barzani ve Neçirvan Barzani’yi, SDG’li Mazlum Abdi ve İlham Amed’i, Suriye’deki ENKS yöneticilerini 17 Ocak’ta Erbil’de toplaması yeni dönemin bir başka işaretidir.
Bunları uzun uzun tartışacağız. Ama asıl hepimizin üzerinde durması gereken konu artık şudur: İran’a karşı ABD cephesi nasıl engellenir?
ABD cephesi engellenemezse, bütün halklar için daha acılı bir dönem başlayabilir.
Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
22 Ocak 2026
ABD, Barzani, ENKS, Erdoğan, Fırat’ın doğusu, Hrant Dink, Kamışlı, Kürtler, Mazlum Abdi, Netanyahu, Paris Mutabakatı, SDG, Suriye, Türkiye, Tom Barrack, İlham Amed, İran, İsrail
CESİKA’DAN BESEY’E: FIRAT’TA DOĞAN HAYAT
Posted by Mehmet Ali Güller in Aydınlık Gazetesi Yazıları, Politika Yazıları on 09/01/2014
Gazetecilik kamu adına bir denetleme görevi olduğu için bu köşeden özel hayatımıza dair kimi notlar aktarmayı doğru bulmam. Ama bugün bir istisna yapacağım. Çünkü Aydınlık’ın “özgürlük meydanı” sayfasında uzun bir süredir tartışılan “Türk ırkı var mı?” sorusuna yanıt girişimi olacak bir konu var gündemimde…
Malatya’dayım. Büyük amcam Süleyman Güller’i kaybettik. Cenaze nedeniyle en yakınından en uzağına, pek çok akrabamı görmüş oldum.
Süleyman amcam aslında babamın amcasıdır; dedemin küçük kardeşi… Dedem erken öldüğü için iki küçük erkek kardeşi olan Süleyman ve Hüseyin Güller, amcalarıma baba, bana da dede oldu…
Cenaze sırasında, evraklara bakarken fark ettim. Süleyman amcamın, yani dedemin annesinin ismi Besey’miş! Şaşırdım, zira biz ismini hep Cesika diye biliyorduk.
XXXXXXXXXXXXXXXXXX
Belki artık konu ilginizi çekmeye başlamıştır. Hadi gelin bugün size büyükannemiz Cesika’yı, yeni öğrendiğim ismiyle Besey nenemizi anlatayım. Çünkü Besey nenemizin bizi yaratan hayatı, bu toprakların o yıllarda sık şahit olduğu bir olayla başlar: 1915 olayları…
Besey nenemiz genç bir kızken, ailesiyle birlikte Erzincan Kemaliye köylerinden akrabalarıyla birlikte tehcire maruz kalanlardan… Güneye doğru inerken, Malatya Fırat’tan geçerken saldırıya uğruyorlar.
Kürt köylerinin bu olaylar sırasındaki tutumunun toplumsal kaynakları, daha doğrusu sosyoekonomik nedenleri başlı başına bir tez konusudur. Girmiyoruz fakat 1915 olayları sırasında karşılıklı yaşanan kırımların, büyük bir kırılma yaşattığını not ediyoruz.
Neyse, işte o saldırı sırasında büyük dedem Mehmet, ya da bize miras bıraktığı lakabıyla Mammani dedem, Cesika’yı kurtarır ve onunla evlenir. Ortada bir kurtarma da olsa, ailesi öldürüldüğü için bir Kürt’le evlenmek, daha doğrusu buna mecbur kalmak kuşkusuz zordur ve travmatiktir.
Ancak Cesika bu zorluğa katlanmış ve dört çocuk doğurmuştur: Önce asıl dedem olan Ali, ardından Hatun halamız ve küçükleri Süleyman ve Hüseyin amcamız…
HAZİNEYİ PERİNÇEK’TEN TAHSİL EDİYORUM
Çok uzun yaşamamış maalesef Besey nenemiz… En büyük oğluna, dedem Ali’ye, Kemaliye’den kaçmadan önce gizledikleri bir küp altından bahsetmiş ölmeden önce…
Dedem, biraz büyüdüğünde peşine düşmüş bu küçük hazinenin ama anlatıldığına göre Kemaliye ağalarını aşamamış. (Ben o hazineyi yıllar sonra Kemaliyeli Doğu Perinçek’ten bilgi olarak tahsil ediyorum!)
Yıllar sonra, Malatyalı hemşerimiz Hrant Dink, Arguvan Festivali sırasında bizim köyde, muhtar olan Haşim amcamın evinde kalır. Söz sözü açar ve konu Cesika’ya, Besey nenemize gelir. Hrant, amcama, araştıracağını ve Cesika’nın yaşayan akrabalarını bulacağını söyler.
Ancak ömrü yetmez. Gladyo’nun bir suikastıyla ortadan kaldırılır!
Bu arada konu konuyu açtı ama önemle belirtelim: Hrant’ın Kürtlere, “geçmişte biz büyük kuvvetlere alet olduk, siz olmayın” özetli son mesajları işte bu sıradadır.
HEPİMİZ TÜRK MİLLETİYİZ
Besey nenemizin hikâyesi, pek çok ailenin de hikâyesidir. Geçmişlerimizde başka başka etnik unsurlar vardır. Hangimizin birkaç kuşak gerisine gitsek, böyle hikâyeler buluruz.
Çünkü Anadolu “kavimler kapısıdır” ve Mustafa Kemal bir üniter devlet kurarken o nedenle “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” demiştir!
Cesika Besey olurken, Ermeni Kürt mü olmuştur? İşte, ırkı değil, ortak yaşama iradesini esas alan kültür eksenli millet anlayışı bu noktada değerlidir. Ermeni de, Kürt de, Türk de bir devrimle Türk milleti olmuştur.
“Kürt de biziz, Ermeni de bizi, Türk de biziz, hepimiz Türk milletiyiz” dememiz bundandır!
Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
9 Ocak 2013
Ali Güller, Besey Güller, Cesika Güller, Doğu Perinçek, Hatun Güller, Haşim Güller, Hüseyin Güller, Hrant Dink, Mehmet Güller, Süleyman Güller
- Diğer 1.456 aboneye katılın
Kategoriler
- ABC Yazıları (23)
- Aydınlık Gazetesi Yazıları (1.402)
- CGTN Türk (260)
- Cumhuriyet Gazetesi (995)
- Film Yazıları (1)
- Kitap-Film Yazıları (14)
- Mesleki Yazılar (5)
- Odatv Yazıları (216)
- Politika Yazıları (3.020)
- Radikal Kitap Yazıları (1)
- Teori Dergisi Yazıları (6)
- Uncategorized (10)
Arşivler
İstatistikler
- 1.148.678 hits