Posts Tagged 2. Açılım

2. AÇILIM PAKETİNDEN CHP ÇIKTI

Hüseyin Aygün’ün kendisini kaçıran PKK’liler için kullandığı ifadeler siyasette bir mutabakat tablosu oluşturdu. O tabloda AKP, BDP, Y-CHP ve liberaller var…

AKP milletvekili Galip EnsarioğluAygün’ün barış olsun, kimse ölmesin, dağdakiler insin şeklindeki mesajlarına elbette katılıyoruz” derken, Y-CHP Milletvekili Rıza Türmen daha da ileri gidiyor ve “Dağdakileri terörist olarak görmezsek, o zaman savaşı aşarız” diyordu…

Ahmet Altan’ın “Dağdakiler de bizim çocuğumuz” diyerek katıldığı koronun en dikkat çeken solisti ise istihbarat birimleriydi… Yandaş basına servis ettikleri telsiz “konuşmaları” ibretlikti!

Tamam, “o nasıl bir telsiz ki, Tunceli – Kuzey Irak arasında irtibat kurabiliyor” sorununa girmeyeceğiz ama Bahoz Erdal’ın, Aygün’ü kaçıran PKK’lilere fırçasını kâğıda döken görevliyi tebrik etmeden geçemeyeceğiz. Uzun zamandır kasap olarak sergilemeye çalıştıkları Bahoz Erdal’ı bu kez milletvekili kaçırılmasına itiraz eden, güvenliğinin alınmasını ve derhal serbest bırakılmasını isteyen duyarlı biri olarak resmettiler.

GENÇ PKK’LİLER RAHATSIZ

Hüseyin Aygün’ü kaçıran genç PKK’lilerin dağda bulunmaktan nasıl rahatsız olduğu, demeçlerle, köşe yazılarıyla ballandıra ballandıra anlatılıyor. Neredeyse “haydi onları kurtarmaya gidelim” diyecekler!

Peki, nereden çıktı bu dağdakilere duyulan aşk? Onları terörist olarak değil de insan olarak gördüklerini ilan edenlerin aynı gün hümanist felsefe sahibi olduğuna mı inanacağız?

Gelin birkaç ay geriye gidelim ve bu kampanyanın izlerine bakalım:

‘DİYALOG SÜRECİ YENİDEN BAŞLADI’

AKP’nin 6 maddelik 2. Açılım paketi, 27 Şubat’ta Yeni Şafak’tan duyuruldu: “1. Öcalan kenarda tutulup, sürece sonra eklenecek. 2. İsrail’in arka kapı diplomasi merkezi olan Oslo – Norveç değiştirilecek. 3. Barzani sürece dâhil edilecek. 4.  Türkiye, “Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”na koyduğu şerhi kaldıracak. 5. Anadilde eğitim, seçmeli ders olacak. 6. Af.”

Ardından Nisan ayında müzakereler yeniden başlatıldı. Yeni Şafak’ın Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, 28 Nisan günü “Diyalog süreci yeniden başladı” diyor ve Açılım Koordinatörü Beşir Atalay’ın “çok yoğun görüşmeler oluyor” sözlerini müjdeliyordu…

Müzakerelerin sürdüğünü, son olarak ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone duyurdu…

HAZİRAN TRAFİĞİ            

Müzakerelerin başladığı günlerde sırasıyla hem Barzani, hem de BDP heyeti Washington’a gitti.

Ardından 2. Açılım’ın haziran trafiği başladı: Barrack Obama ile Tayyip Erdoğan, Mesud Barzani ile Kemal Burkay, Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu, , Leyla Zana ile Tayyip Erdoğan

Tüm bu trafik yönetilirken, AKP Açılım’ın içini dolduracak hazırlıklar da yapıyordu…

Bu hazırlıklardan biri, tam da bugün Hüseyin Aygün’ün kaçırılması üzerinden başlayan “dağdakileri şirin gösterme” kampanyası içindi…

GENÇ PKK’LİLERE YENİ KİMLİK

“Dağdan kurtarılacaklara yeni kimlik” şeklindeki bu hazırlık, 27 Temmuz günü Bugün gazetesi üzerinden servis edildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü dağdakilerin aileleriyle irtibat kuracak, etkin pişmanlık yasasından yararlanmalarını sağlayacaktı… Devlet bu süreçte maddi, manevi her türlü desteği verecekti. İsteyenin yeni kimliği bile olacaktı! Dağdakiler bu yeni kimlikleri ile sosyal hayata daha kolay adapte olacaktı.

Bugün gazetesi, çalışmaların Adana ve Mersin’de başlatıldığını da duyuruyordu…

ŞEMDİNLİ BULUŞMASI                             

Asıl amacın PKK’yi dağdan indirmek olmadığı, Büyük Kürdistan projesine uygun olarak Kuzey Irak’ın Türkiye’ye genişletilmeye çalışıldığı ortada… Uludere’den Şemdinli’ye uzanan süreç iyi incelenmeli…

Bitirirken belirtelim: 1. Açılım, Habur rezaleti sonrasında oluşan milli tepki nedeniyle hız kaybetmişti… Bakalım 2. Açılım, önceki gün sahnelenen ve Habur’dan daha beter olan PKK-BDP buluşması sonrasında nasıl seyredecek?

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi

19 Ağustos 2012

Reklamlar

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın

DAĞLICA BASKINININ ASIL HEDEFİ

PKK’nin Dağlıca baskınlarıyla AKP’nin Açılım’ları arasında doğrudan bir bağ var: ABD. Türkiye bu bağı saptamadıkça, bu sarmal devam edecek ve Genelkurmay Başkanı’ndan sonra sırasıyla tüm komutanlar ağlayacak!

2007’deki Dağlıca baskını ile başlayan süreci anımsamakta bu nedenle büyük yarar var:

AKP: AÇILIM DAĞLICA’YLA BAŞLADI

PKK, 21 Ekim 2007’de Dağlıca’ya yedi koldan saldırdı ve 13 askeri şehit etti. Saldırı “özel kuvvetler” işi kadar profesyoneldi. Fatih Çekirge’ye konuşan üst düzey bir yetkili şöyle diyordu: “Bunlar düzenli orduya karşı gayrı nizami harp taktikleri uygulayan ve gerilla yöntemlerini iyi bilen teröristler. Bunlara gerilla diyemiyoruz. Çünkü siyasi bir kimlik alıyorlar. Uyguladıkları bütün taktikler gerilla taktiğidir. Siste kaldırma, köprüde kıstırma, hedef çevirip yok olma. Kamuflaj ve karanlıktan yararlanma… Dağda yaşamak kolay değildir. Bunlar özel eğitim almışlar. Belki de içlerinde başka uluslara ait özel unsurlar var.” (Hürriyet, 22 Ekim 2007)

İki yıl sonra yapılan açıklamalar, zaten saldırının hedefini ortaya koyuyordu. Örneğin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 24 Ekim 2009’da katıldığı bir TV programında şöyle diyordu: “Açılımın altyapısı, 2007 yılındaki Dağlıca baskınında sonra yapılan diplomatik çalışmalarla başladı.” (Taraf, 2 Kasım 2009)

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Kuzey Irak’ta Barzani heyetiyle yaptığı görüşmede aynı vurguyu yapıyordu: “Dağlıca baskınından sonra Türkiye bir yol ayrımına gelmişti. Ya savaşa yönelecekti ya da ortak akılla harekât edip barışa. Biz bu yolu seçtik, akılla hareket edip temaslarımızı yoğunlaştırdık.” (Taraf, 2 Kasım 2009)

TSK’NİN SINIRLI SINIRÖTESİ OPERASYONU

Dağlıca baskınıyla asıl tehdidi gören Türk Ordusu, Kuzey Irak’a müdahale kararı aldı. Washington, AKP üzerinden bu kararın alınmasını engellemeye çalıştı. Ancak günler süren mücadelenin ardından TSK kararlılık gösterip AKP’ye rağmen 16 Aralık 2007 gecesi Kuzey Irak’a girdi. Türk Ordusu’nu engelleyemeyen ABD, bu kez de TSK’den “işini çabucak bitirip” çıkmasını istedi. Türk Ordusu, bazı yorumlara göre ABD baskısıyla erken çıktı, bazı yorumlara göre ise kendi belirlediği takvim çerçevesinde harekâtı sürdürdü ve tamamladı.

Ancak harekât yarım kalmış olmalı ki, TSK iki ay sonra yine Kuzey Irak’a girdi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ise ABD’nin tepkisine ortak olurcasına şu açıklamayı yaptı ve TSK’yi zora soktu: “Mümkün olan en kısa sürede geri dönülecek.”

Erdoğan’ın bu açıklamasından iki gün sonra, 28 Şubat 2008’de, dönemin ABD Savunma Bakanı Robert Gates Ankara’ya geldi ve “TSK’nin operasyonunun kısa sürmesini istedi.” TSK, 1 Mart 2008’de operasyonu tamamladı!

BARZANİSTAN’I HİMAYE AÇILIMI

AKP’nin kendi ordusunun elini nasıl bağladığını sonrasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu şöyle açıklıyordu: “İki sene önce Dağlıca terör saldırısı olduğunda, Ekim 2007’de, ne kadar karanlık senaryolar vardı. Bizim Irak topraklarına gireceğimiz, Kürtlerle çatışma çıkacağı söyleniyordu. Belki bunu isteyenler vardı. Dağlıca saldırısında sonra ilk defa 2007 Kasım ayında Bağdat’a gittim; Neçirvan Barzani ile görüştüm. Bütün bu senaryolar iki yılda iflas etti. Aksine çatışmadan güçlü işbirliği zeminine gelindi. Bu politikaların güçlü şekilde uygulanması gerekir.” (Radikal, 31 Ekim 2009)

2. AÇILIM PAKETİ OPERASYONU

5 yıl sonra Dağlıca yine basıldı. 300 PKK’li, Barzanistan’dan girip 8 askerimizi şehit etti. Yine kamuoyu çalışması yapılacak, yine “Türkiye yol ayrımında” denilerek rota ABD planına tam yol kırılacak, yine “akan kan dursun” sözleri üzerinden PKK ile müzakerelere oturulacak…

Kısacası, AKP’ye verilen 2. Açılım paketi, artık resmi olarak açılmayı bekliyor!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
22 Haziran 2012

, , , , ,

Yorum bırakın

2. AÇILIM ŞEHİTLERİ

1. Açılım, ABD’nin Irak’tan çekilmeye hazırlandığı süreçte, Barzanistan’ı Türkiye’ye himaye ettirmek ve kuzeye büyütmek içindi. 2. Açılım ise Türkiye’nin himaye ettiği bu yapıyı, Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e açmak ve “Büyük Kürdistan” yapmak içindir.

O nedenle, Dağlıca’da şehit düşen 8 askerimiz, 2. Açılım şehitleridir!

2. AÇILIM’IN YOL HARİTASI

AKP’nin sesi olan Yeni Şafak, ABD’nin 2. Açılım’ını madde madde şöyle duyurmuştu 27 Şubat 2012’de, özetliyoruz:

1. Öcalan kenarda tutulup, sürece sonra eklenecek.

2. İsrail’in arka kapı diplomasi merkezi olan Oslo – Norveç değiştirilecek.

3. Barzani sürece dâhil edilecek. Ancak Barzani, TSK’nin de kendisini kabul etmesini şart koşuyor.

4.  Türkiye, “Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”na koyduğu şerhi kaldıracak.

5. Anadilde eğitim, seçmeli ders olacak.

6. Af.

Aslında 4 ay önce ilan edilen bu 6 madde bile, son 10 günde AKCHP diye ortaya çıkan gerçeği anlatmaya tek başına yetiyor. Dikkat ederseniz 6 maddenin sorumluluğu ve yerine getirilmesi, AKP ve CHP tarafından paylaşılmış durumda…

AKCHP’NİN GÖREVLERİ

Gelin bu 6 madde konusunda AKCHP’nin neler yaptığına bakalım:

1. Öcalan fiilen kenarda, 11 aydır basın açıklaması yaptırılmıyor! İlginçtir, Öcalan, avukatları üzerinden yaptığı son açıklamalarda, zaman zaman PKK ve BDP’yi kendisini anlamamakla eleştirmiş ve “artık karışmam” yollu ifadeler kullanmıştı.

2. Şu anda Oslo yerine Washington ve İncirlik’te buluşuluyor. AKP, BDP ve CHP sırasıyla heyetler halinde Washington’a gidip, genel yol haritalarıyla dönüyorlar. ABD’nin bölge diplomatları ise İncirlik’te “Kürt zirveleri” düzenleyerek, genel yol haritasına uygun politik adımları attırıyor.

3. Barzani sürece dâhil oldu ve iki ay önce “PKK’ye silah bırakma çağrısı” yaptı. Karşılığında Barzanistan, Türkiye tarafından resmen tanındı: Ankara, Bağdat’a rağmen Erbil’le boru hattı anlaşması imzaladı.

Barzanistan’la yeni sınır kapıları açılıyor. Daha da önemlisi bu sınır kapılarının çevresi serbest bölge ilan ediliyor. Bu fiilen sınırın da değişmesi demek. ABD 2003’te “Irak’ın kuzeyi ile Türkiye’nin güneydoğusu tek bir ekonomik bölge” olmalı demiş ve 2009’da da “Nitelikli Sanayi Bölgesi” kurulmasını istemişti. AKP buna uygun resmi düzenlemeleri aşama aşama yerine getirdi.

Ve bu gelişmeyle bağlantılı olarak AKP Hükümeti “Sınır Güvenliği Teşkilatı” için düğmeye bastı. Sınır güvenliği de TSK’den alınmış olacak! (Hürriyet, 11 Mayıs 2012)

4. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha bir yıl önce Hakkâri’de “Avrupa’da kabul edilen yerel yönetimler özerklik şartını aynen kabul edeceğiz” diyerek “yol haritası” görevine başlamıştı!

5. 4+4+4’lük eğitim sistemiyle, Kürtçe artık seçmeli ders oldu. Ancak CHP “yetmez ama evet” diyor. Nitekim Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a sunduğu 10 maddelik pakette “Talep eden yurttaşlarımıza anadil öğrenimi olanağı sağlayacağız” diyor.

6. Önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç konuştu ve “PKK silah bırakırsa Öcalan’a ev hapsi değerlendirilir” dedi. Ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “dörtlü uzlaşma olursa, Öcalan’a ev hapsi olabilir” dedi. Üçü uzlaşmıştı, yanlarına MHP’yi de istiyorlardı!

ERDOĞAN’IN SURİYE GÖREVİ

AKP’nin sesi gibi yayın yapan gazeteler, Erdoğan ile Obama görüşmesine şu başlığı atmışlar: “İki lider, Suriye’de, akan kanı durduracak.”

Aynı saatlerde Kuzey Irak’tan sınırımıza giren 300 PKK’li, Türkiye’de kan akıtıyor ve 8 askerimizi şehit ediyordu…

Tekrar vurgulayalım: 1. Açılım’la Türkiye’ye himaye ettirilen ve kuzeye büyüyen Barzanistan, 2. Açılım’la Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e açılmak ve “Büyük Kürdistan” yapılmak isteniyor. Dağlıca’da 8 şehit vermemiz, bundandır!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık Gazetesi
21 Haziran 2012

, , , , , ,

Yorum bırakın

%d blogcu bunu beğendi: